Yazarlar | Ceride-i Mülkiye
Kategori arşivi Yazarlar

Yanlıştan dönmek mümkün mü? – M.Şirin ÖZTÜRK

sirinozturk

Mülkiyeden hocam Ömer Madra “İnsanlığın Tarihinde Benzersiz Bir An İçinde” başlıklı yazısında, günümüzde yüz yüze kaldığımız çevre felaketlerinin sınırlı bir envanterini ortaya koyarken Naom Chomsky’’den alıntılara da yer vermiş.   Şöyle demiş Chomsky; 1945’te sadece nükleer çağa değil, jeologların Antroposen (İnsançağı) dedikleri yeni bir jeolojik çağa girdiğimizi bilmiyorduk: Antroposen, insan faaliyetinin, insan ve diğer canlıların [...]

Demokrasi, diktatörlük ve Brunson krizi..- Taner TİMUR

13533052_1023879887665966_1896798799544318287_n

İki hafta öncesine kadar bu ülkede kimse adını duymamıştı; 1 Ağustos’ta iki bakanımız sayesinde bu adı hepimiz öğrendik. Magnitsky Yasası uyarınca, ABD, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkında yaptırım kararı almıştı. ABD’ye girmeleri ve bu ülkenin finans kurumlarını kullanmaları yasaklanıyor ve -eğer varsa- Amerika’daki varlıklarına el konuluyordu. Neydi bu Magnitsky Yasası? [...]

Ah o gemide ben de olsaydım…- Murat SEVİNÇ

murat-sevinc-kelle-1-150x150

Berbat, sömürgen kapitalistler başları sıkıştığında, kâr oranları azaldığında, alıştıkları ölçüde sömüremeyeceklerini gördüklerinde ‘gemi’ metaforuna başvurur. Hepimiz aynı gemideyizdir ve değil mi ki büyük patronlar zordadır, poposunda düzgün donu olmayan yurttaş yığınları el birliğiyle o sömürgenleri kurtarmak için fedakârlık yapmalı ve ellerinde kalan son giysi olan hırpani donu da feda etmelidir. İşin vahim yanı, söz konusu ‘kullanışlı’ klişenin, adını hak [...]

Farkında değiller ya da umurlarında değil – Ümit KIVANÇ

ukivanc

Öncelikle belirtmeliyim, Berat Albayrak’ın Yeni Yaklaşım Şeması’na (YYŞ) haksızlık edildiğini düşünüyorum. Merkezinde “Yeni Ekonomi Yaklaşımı” (YEY) dairesinin yer aldığı ve öbür gezegenlerin onun etrafında aynı dairesel yörünge üzerinde sıralandığı şema, hak ettiği ciddiyetle ele alınmadı. Halbuki, alınsa, burası çok önemli, YEY’in etrafındaki altı paydaşın aynı yörüngede sıralanmış olmasının sayısız mânâsı ortaya çıkacaktı. Bunun gibi, şemanın [...]

LOVELOCK UYARIYOR: İnsanların dünyadaki vakti doldu – M.Şirin ÖZTÜRK

18486418_10213921451087208_5823939695964478231_n

“Biliş ve İnsan” başlıklı yazıda, “canlı sistemler bilişsel (kognitif) sistemlerdir ve bir süreç olarak yaşam bilişsel bir süreçtir ve insan da yaşayan sistemin döngüsünün bir parçası olarak onun içindedir. Canlı sistemlerde, bilmek dışsal bir şey değildir ve insan sistemin bilişsel doğasının gereği kendisi de bu bilişselliğin bir parçasıdır. Bu anlamda, canlı organizmaların oluşturduğu hiçbir sistemde [...]

Biliş ve insan – M.Şirin ÖZTÜRK

18486418_10213921451087208_5823939695964478231_n

Önceki yazımızda Eski Ahid’in “yaratılış” babındaki Adem öyküsünden bahisle, bilmek konusundaki ısrarımız sonucu lanetlendik ve bu lanet tüm varoluşumuzu ele geçirdi, bizi geri dönüşü imkansız görünen bir noktaya getirip bıraktı demiştik. Bilmek derken de yaşamımızın sürdürülmesi için gerekli olan bilmekten söz etmediğimizi, yasaklı olan tanrısal bilgiye olan iştahımızdan söz ettiğimizi belirtmiştik.   Hatırlarsak, öykümüz şöyleydi; [...]

Eğitim hakkı ve yurttaşlık – Dinçer DEMİRKENT

SAMSUNG

1990’lı yılların sonlarında İzmir Atatürk Lisesi’nde öğrenciydim. Bir kenara koyulacak gibi değil ama yine de erkek lisesi olmasını bir kenara koyarsak çok da güzel bir öğrencilik dönemi geçirdim. O işin özel kısmı, fakat öğrenci olma durumunun bir de kamusal kısmı vardı. Herkesin bildiği, bugünün gündemi olan ve fakat nedense kimsenin konuşmadığı gündemler yer alıyor bu [...]

Parmakla gösterilen ülkede yaşama sanatı – Sevilay ÇELENK

scelenk

Yaşama Sanatı kitabının yazarı Crispin Sartwell’in, dünyayı bir sinema filmi seyreder gibi tecrübe etmemizle ilişkili bir derdi var. Kitabında bunu anlatıyor. Bu “modernist insan deneyimi kavrayışına karşı, deneyimin varoluşa dinamik bir katılım olduğu kavrayışını geliştirmemiz” gerektiğini söylüyor. Crispinciğim birer organizma olarak çevremizle aramızdaki ayrımın sadece pratik bir ayrım olduğunu da sözlerine ekliyor. “Çevrenin parçalarını özümlediğimiz gibi, [...]

131.182 kardeşime: Söke söke döneceksiniz! – Baskın ORAN

ttC5RkstjpxQLFoZT7FSmd63Q4tMArQMTnQs5LP5

Sorgusuz-sualsiz işlerinden atılıp aileleriyle birlikte açlığa mahkum edilen ve sayıları şu anda net 131.182 olan kardeşlerime yazıyorum bu yazıyı. Tek Adam Rejimi 3 aşamadan geçerek oluştu: 1) Anayasa’yı, daha da kötüsü, hukuk’u hiçe sayan idari kararlar ve OHAL KHK’leri yoluyla kendi kendine fiilî yetkiler verdi ve sizleri attı; 2) Sonra bu fiilî yetkileri, Anayasa’ya ve hukuk’a tamamen aykırı biçimde [...]

Yeni bir şey olmayacak – M.Şirin ÖZTÜRK

18486418_10213921451087208_5823939695964478231_n

Soyumuzun serüveni hakkında daha çok tahminimiz, daha az bilgimiz var. Bu çok tahmine ve az bilgiye rağmen soyumuzun yakın tarihindeki serüvenini okuyabiliyoruz. Bu okuma, serüvenin nerede sonlanacağının ipuçlarını da veriyor az çok. Soyumuzun yakın tarihi olarak, Mezopotamya’da ilk buğday tanesini tarlaya ektiğimiz, ilk üzüm fidanını toprağa diktiğimiz tarihten günümüze kadarki kısa tarih aralığını alıyorum. Öteki [...]

Alternatifsizlik ve muhalefetin yanlışları* – Taner TİMUR

13533052_1023879887665966_1896798799544318287_n

“Alternatifsizlik”in temellerini galiba küresel düzende aramalıyız. 2008’de kapitalizm genel bir krizle karşılaşınca iktisatçılar 1929 krizini anımsamış ve ondan söz etmeye başlamıştı. Oysa 2008’de kapitalizm çok daha “küreselleşmiş” olduğu için tehlike de daha büyüktü. Aslında emperyalizmin son aşamasını temsil eden bu süreci, yeni düzenin mimarlarından Margaret Thatcher “artık alternatif yok” diye özetlemişti. Artık “sağ” ve “sol” [...]

KHK yerine CHK! – OHAL yerine CHAL! – Özgen ACAR

özgenacar1-300x280

Dünyadaki tüm demokratik ülke anayasalarında geçerli olan “4Y” kuralı diye bilinen “yasama – yürütme – yargı – yayın” yapılanmaları, birbirlerinden “özerklik” koşulu ile ayrılıkları geçerlidir. Artık Türkiye Cumhuriyeti “demokrasisinde”, sirklerde bir kişinin tek başına çeşitli gösteriler yapmasını anlatan İngilizce deyimiyle, “one man show (tek adam gösterisi)” dün geçerlik kazandı. Türk demokrasisinde artık futbol deyimiyle “tek seçici” görevlidir. Resmi Gazete’nin “mükerrer sayısında (ikinci baskı)” yayımlanan 700 sayılı “Kanun Hükmündeki Kararname (KHK)” ile “Bakanlar Kurulu, hükümet,başbakanlık” kavramları yerine “cumhurbaşkanı” ve “cumhurbaşkanlığınca” kuralları [...]

Kişiye özel elbise – Çiğdem TOKER

yazar103

Hemen kendini gösterdi: Resmi adı “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” olsa da karşımıza çıkarılan, mevcut sistemi darmadağın ederek gelen, kişiye özel bir “elbise”dir. TBMM kürsüsünde okuduğu metinde “laik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalma” yemini de eden Cumhurbaşkanı Erdoğan için, bu yeminden sadece bir saat sonraki Saray töreninde Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş tarafından göreve başlama duası edildi. Hitabına [...]

Ters köşe – Tayfun ATAY

yazar167

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş seremonisinin Meclis ayağından itibaren kendisini gösteren koyu bulutlar, kararan gökyüzü ve boşalan yağmuru nasıl yorumlamalı?.. Bu, Türkiye’nin hangi “kutbunda” olduğunuza bağlı olarak farklılaşabilir. Bir yandan, “1923 Cumhuriyeti”nin en merkezi simgesi olan Meclis’in, yani parlamenter sistemin “cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi” kisvesi altında bir tek adam rejimine intikal ettirildiği duygu ve düşüncesiyle töreni izleyen [...]

OHAL’in son KHK’sı ya da baskı ve zulüm duvarının önünde birikenler – Ülkü DOĞANAY

udoganay

Güney Koreli yazar İ Munyol, yıllar önce Türkçe baskısını yayına hazırladığım kitabı Değişen Kahramanız’da ülkesinde hüküm süren askeri diktatörlüğün zulüm ve korkuya dayalı rejimini, sıradan bir taşra kasabasının sıradan bir ilkokulunda, alelade bir sınıfta geçen olaylar üzerinden eleştirir. Kitap, başlangıçta diğer çocuklardan yalnızca birkaç yaş daha büyük olması, iriyarılığı ve zorbalığı ile sınıf başkanlığını ele [...]

Koltuklara yerleşilirken – Ümit KIVANÇ

ukivanc

24 Haziran seçimlerinin iktidar değişimine kapı açmayışı, yerleşik siyasetçileri rahatlatmış görünüyor. Alıştıkları sahaya dönüp bildikleri oyunu oynamaya hazırlanıyorlar. Sadece CHP’nin, ne kadar bildik, alışıldık, hattâ kelimenin mümkün en olumsuz anlamıyla “kurumlaşmış” olsa da her seferinde kendine özgü tuhaf bir zavallılık olarak ortaya çıkan vaziyetinden söz etmiyorum. Edemem zaten. O partiyi izlemek, üzerine düşünüp taşınmak, yargılara [...]

Arşivde ara

Tarih bazında ara
Kategori bazında ara
Google bazında ara

Foto Galeri

Giriş | Tasarım Gabfire themes