Kategori arşivi Köşe yazıları

Birinci linç, derken ikinci linç – Yalçın DOĞAN

yalcin-dogan

Şiirlerin haddi hesabı yok, yazılan romanların, çevrilen filmlerin haddi hesabı yok, insanlığın başlangıcından itibaren, “çocuklar ölmesin”. Hemen ardından, aynı güç ve inançla, “analar ağlamasın”. Bizde çocuklar için deyince, akla ilk gelen şiirlerden biri Nazım’aait. Hiroşima’ya atılan atom bombasıyla bağlantılı, 1956’da yazdığı “Kız Çocuğu” başlıklı şiirin son dörtlüğünde: “Çalıyorum kapınızı / Teyze, amca bir imza ver / Çocuklar öldürülmesin / Şeker [...]

Cumhurbaşkanı ve Akademisyenler – Ahmet ALTAN

8_b

Çok ünlü hikayedir… Eski bir gazeteci olan Fransız Başbakanı Clemenceau, Polonya’nın en ünlü piyanist ve kompozitörlerinden biriyken cumhurbaşkanı olan Paderewski ile karşılaştığında, alaycı bir şaşkınlıkla, “Paderewski mi” der, “şu ünlü piyanist Paderewski mi? Tanrım bu ne düşüş…” Paderewski gibi, Vaclav Havel gibi bazıları “cumhurbaşkanlığına, başbakanlığa” düşerler. Onlar gibi yeteneklere sahip olmayan bazıları da cumhurbaşkanlığına, başbakanlığa [...]

Hitler meselesi – Ümit KIVANÇ

umitkivanc_200x200

Biz Hitler’e hayranlık duymayan birileri tarafından hiç yönetilmedik. Ve şimdi bu bakımdan en vahim aşamada bulunuyoruz.  Gaf değildi. Dil sürçmesi değildi. Her cinsten Türk sağcısının her türden diktatörce yönetime gizli veya açık hayranlığı “millî değer”imizdir. Suda batmayı önlemeyen sahte canyeleği atelyesinde Suriyeli çocuk işçi çalıştırmak gibi falan. Hitler hayranlığının şüphesiz şu andaki Türk-İslâmcı iktidarın dünya [...]

“Annemi siz öldürdünüz” – Yalçın DOĞAN

yalcin-dogan

“Annem ilk vurulduğunda haber verdiler, koştuk. Biz daha varmadan amcam gitmek istemiş, onu da vurmuşlar. Gittiğimde amcamı taşıyordu komşular. ‘Annem?’ dedim, ‘Sokakta kaldı.’ dediler. Ben gitmek istedim, tuttular; ağladım, ağladım, ağladım. Annem sokağın ortasında kaldı öylece. Önce belli belirsiz kıpırdıyordu, sonra saatler geçtikçe hareketleri azaldı. Kimi aramadık ki? Vekilleri, kaymakamı, valiyi. Dedik çeksinler şu kargaları, [...]

Kitap, Kurşun, Çığlık… – Ahmet ALTAN

2739-115x115

Polisler, ellerinde makinelileri, kafalarında çelik kasklarıyla, hafifçe öne eğik vaziyette eve giriyorlar, odaları dolaşmaya başlıyorlar, polislerin arada bir duyulan azarlayıcı seslerinden başka bir ses yok.   Epeyce yoksul gözüken evin odalarında polis kamerası da çelik kasklı polislerle birlikte dolaşıyor… Birden bir patlama sesi duyuluyor… Ardından bir çığlık:   “Kızımı vurdular…”   Hiçbir neden yokken vuruyor [...]

Sur, Silopi, Cizre, Nusaybin: Türkiye ve Avrupa hukukuna göre durum ne? – Rıza TÜRMEN

riza-turmen

Türkiye bir iç çatışma yaşıyor. Bu çatışma sivil, asker, kadın, çocuk ayrımı gözetmeyen ve giderek şiddetlenen, hiçbir kural tanımayan bir öldürme çılgınlığına dönüşmeye başladı. Oysa bu tür durumlara uygulanacak hukuk kuralları var. Devletler ve savaşan taraflar bu kurallara uymak zorunda. Amaç, savaşı birtakım kurallara bağlamak, özellikle sivilleri korumak ve savaştan kurtarılabilecekleri kurtarmak. Bu kurallar hem [...]

Yazı değil, çığlık zamanı! – Oya BAYDAR

oya-baydar

Artık yazamıyorum, sadece çığlık atıyorum. Söylenmedik, yazılmadık şey kalmadı zaten. Duyan kulaklar ve yürekler için, gören gözler ve vicdanlar için her şey ayan beyan: Ülkede savaş var; devlet ve iktidar, terör örgütüyle savaş adı altında Kürt vatandaşlarına karşı savaşıyor. Kürt silahlı hareketi, halkın özgürlüğü için halk savaşı veriyorum diyerek kendi halkını kırdırıyor. İki taraf da [...]

Suriye tamam sıra Irak’ta – Hüsnü MAHALLİ

husnu_mahalli_1

Suriye’de olaylar başlamadan bile AKP yönetiminde Ankara Mayıs 2011′de  ‘Özgür Suriye Ordusu’nu Hatay’da kurdu. Bu ‘orduya’ bağlı militanlar ilk terör saldırılarını 9 Haziran günü sınıra yakın Cisr El-Şuğur’da gerçekleştirdiler ve 120 kadar devlet memurunu hunharca öldürdüler. Sonrası bildiğiniz hikâye. AKP yönetiminde Ankara Suriye’de yaşanan tüm karanlık, tehlikeli ve kanlı süreçlerin başoyuncusu oldu. Esad’a karşı mezhepsel, [...]

Türkmen yalanı – Hüsnü MAHALLİ

HH

Türkiye’nin başta Hatay olmak üzere birçok bölgesinde Arap olduğu gibi Suriye’nin de birçok yerinde Türkmenler var. Her iki ülkede Arap ve Türkmenlerin tarihsel konumu ile ilgili çok şey anlatılabilir ama konumuz o değil. Ben burada daha çok günceli anlatıp son günlerde koparılan yaygaranın iç yüzünü anlatmak istiyorum. Suriye’de olayların başladığı 2011 öncesinde siz hiç Türkmenlerle [...]

İki Adam – Ahmet ALTAN

2739

Artık iyice anlaşılıyor ki Tayyip Erdoğan yönetimde olduğu sürece bu ülke huzur ve istikrar görmeyecek.   Şu nedenden ya da bu nedenden daima bir kriz yaşayacağız, daima bir tehlikenin tehdidi altında olacağız.   İçsavaş, savaş, darbe, faşist bir yönetim bazen tek tek bazen de birarada ortaya çıkabilecek.   Bugün bir savaşın eşiğine geldik.   Türkiye, [...]

“‘Böyle bir şey olabilir mi?’” – Hilmi Yavuz

page_hilmi-yavuz-halkimiz-nasil-oldu-da-korkakligina-yenildi-nasil-oldu-da-kalbini-kirli-cehalete-teslim-etti_960175096

Aslına bakarsanız, insanın bazen canı yazı yazmak istemiyor olabilir;- oluyor da! Çok sevgili Çetin Altan ağabeyin, 1950′lerin sonlarında bir gün, ‘Milliyet’teki köşesinde ‘canım bugün yazı yazmak istemiyor!’ diye yazdığını ve bunu hangi koşullarda yazdığını hatırlayanlar bulunabilir… Çetin Altan ağabeyimin ruhu beni bağışlasın, içimden bugün yazı yazmak gelmiyorsa bile, yazmalıyım, diye düşünüyorum. Sait Faik’in ‘Yazmasam deli [...]

“Eşkıyanın bu gece ne yapacağı belli olmaz” – Oya BAYDAR

indir (3)

Yıl 1966. İktidarda Demirel’in Adalet Partisi. 6 Mayıs’ı 7 Mayıs’a bağlayan gece, saat 1.30’da İçişleri Bakanı Faruk Sükan’ın Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne soktuğu polisler, Adalet Partisi milletvekilleri dışındaki: Türkiye İşçi Partili, CHP’li bütün milletvekili ve senatörlerin odalarına baskın düzenleyerek didik didik aradılar. Sonradan yapılan açıklamaya göre, TBMM’de, NATO’ya ve Adalet Partisi’ne karşı yasa dışı bildiriler çoğaltıldığı [...]

İnsan haysiyeti, hak-hukuk ve demokrasi için – Yavuz BAYDAR

indir (2)

İtile kakıla, sürü muamelesi yapıla yapıla, savrula savrula geldik, ‘tekrar’ seçim anına merdiven dayadık. Bu, seçimden önceki son yazım. Türkiye 1 Kasım Pazar günü tarihinin en önemli tercihlerinden birini yapacak. 55 milyona yakın seçmenin basacağı mühürlerden ortaya çıkacak sonuç, ülkenin giderek makus bir hal alan kaderini, her anında SOS işaretleri alınan yürüyüşünü derinden etkileyecek. Her [...]

AB ve Erdoğan, hayal dünyası – Cengiz ÇANDAR

cengiz-aktar

Perşembe günü Avrupa Komisyonu başkan yardımcısı Timmermans başkanlığındaki bir heyet Erdoğan’la bir buçuk saatlik bir görüşmeden sonra geçen haftalar içinde Suriye mülteci krizi çerçevesinde Brüksel’de Türkiye ile oluşturulan eylem planı üzerinde uzlaşıldığını açıkladı. Medya bir iki istisna dışında uzlaşıyı hep yaptığı gibi üzerinde tamamen mutabık kalınmış, imzalanmış, onaylanmış bir anlaşma olarak duyurdu. Neredeyse AB’ye girdik! [...]

Katliamın altındaki imzayı tanıyoruz – Kadri GÜRSEL

20140329-kadri-gursel-150x150

Ankara’da 10 Ekim’de 100’den fazla insanın ölümüyle sonuçlanan çifte intihar saldırısının soruşturması IŞİD üzerinde yoğunlaştırılıyormuş. Öyleyse unutun gitsin. Bu Türkiye’de, bu soruşturmadan sonuç alınacağına dair bir beklenti içine girmenin lüzumu yok. 5 Haziran’da Diyarbakır’daki HDP mitinginde bomba patlatıldı; beş kişi öldü, 50’den fazla kişi yaralandı. Adıyaman’daki ‘İslam Çay Ocağı’nda sosyalleşirken IŞİD saflarında savaşmak üzere Suriye’ye [...]

Su bile çürüdü – Erk ACARER

indir (2)

Mısırlılar… Hemen hemen 5 bin yıl önce uygarlıklarının temelini attı. Sosyal yaşamlarında sanatın ayrı bir yeri vardı. Yaşamayı da bir sanat gibi kabul edip keyfe, eğlenceye, güzelliğe, estetiğe değer verdiler. Kralları hayatın bitişine, ölümden sonra bile direndi. Bu yüzden kendilerini mumyalatıp gömdürdüler. Ebedi bir hayat, ezeli bir yaşam enerjisi vardı! Yaşama sevinci Mısırlı için ecele [...]

Arşivde ara

Tarih bazında ara
Kategori bazında ara
Google bazında ara

Foto Galeri

Giriş | Tasarım Gabfire themes