Kategori arşivi Köşe yazıları

Gezi’den de, devrimcilerden de, twitterdan da çok korkuyorlar! – Celal BAŞLANGIÇ

b-1-620x350

Karaman’daki “Ensar rezilliği” ortaya dökülmüş. Türkiye’nin çeşitli yerlerinde kınanıyor bu iğrenç olay. İktidar suskun. Çünkü “dindar-kindar nesil” projesinin koç başı suçüstü yakalanmış. İşte o sırada Emniyet Genel Müdürlüğü 81 ilin emniyet müdürüne “gizli” ibareli bir yazı gönderiyor. Önemli bir istihbarat, çok ciddi bilgiler olduğu için “gizli” olduğunu sanıyorsunuz değil mi? Hayır, sadece atılan twittleri saymışlar. [...]

Bir ‘Yeni Türkiye’ icadı: Kut’ül Ammare – Tayfun ATAY

yazar167

2012’de kaybettiğimiz Britanyalı Marksist tarihçi Eric Hobsbawm’ın bir diğer tarihçiTerence Ranger’la birlikte hazırladıkları çığır açıcı derleme kitap (“The Invention of Tradition”, 1983), milliyetçilik ve milli devlet sorunsalına ilişkin tartışmalarda hayli işlerliğe sokulan “gelenek icadı” kavramını sosyal bilim literatürüne hediye etmiştir. Uzun uzadıya aktarma imkânımız yok. Kestirmeden ifade etmek gerekirse, her“millet” aslında modern zamanların bir fenomeni olmakla birlikte, bir bakıma“geçmişin manipülasyonu” demek olan “gelenek icadı”yla tarihselleşir [...]

Neden böyle oldular? – Ahmet ALTAN

2739

Biri size, “çocukları taciz ettiklerini, kötü işler yaptıklarını” söylese, ilk tepkiniz ne olur?   Birçok duygu birden hissedersiniz, çocuklar için merhamet, onları korumak isteği, bu rezillikleri yapanlara karşı derin bir öfke ve gereken cezanın derhal verilmesini talep eden bir adalet arzusu.   Eğer insanlıktan kopmamışsanız, ilk tepkiniz, “bu rezillikleri yapanlar bizdense aman işin üstünü kapatalım, [...]

Demek hepiniz Ensar’sınız ha? – Levent GÜLTEKİN

levent-gultekin-kelle-150x150

Ensar Vakfı’nın Karaman şubesindeki çocuklara tecavüz meselesini biliyorsunuz. Böyle bir olay karşısında ülkeyi yönetenlerin, yönetenlere destek olan yazarların, aydınların, gazetecilerin, kanaat önderlerinin, sivil toplum kuruluşlarının ayağa kalkması gerekir. Çünkü ülkeyi onlar yönetiyorlar. Bu ülkedeki bütün çocuklardan onlar sorumlu. Bu nedenle ‘Daha kaç çocuk benzer durumda’ endişesiyle meselenin incelenmesini, araştırılmasını en çok da onların istemesi gerekiyor. İktidarı koruma güdüsü İslamcıların insanlığını yok [...]

Güldürme insanı be Kurtulmuş! – Tayfun ATAY

yazar167

Numan Kurtulmuş’u acı acı gülümseyerek, ama bir yandan da ağır lâflar etmemek için dudaklarım sıkı sıkıya kenetli izledim İstiklâl Caddesi saldırısı sonrası, ekranda… İçimdeki kahredici acı bile ekranda konuşanın trajikomik sözleri karşısında suratıma yayılan tebessümü engellemeye yetmedi. Hükümet sözcüsü, o bildik klişeyi tekraren teröre karşı birlik-beraberlik arzusuyla hareket etmemizden bahsetti. “Onlar” (teröristler) bizim kardeşliğimizi, dostluğumuzu, [...]

Can Dündar meselesi ve bir çağrı – Levent GÜLTEKİN

levent-gultekin-kelle-150x150

Can Dündar’ın MİT TIR’ları dosyasını haber yapmasını doğru bulmayabilirsiniz. “Bu bir gazetecilik faaliyeti değildir” diyebilirsiniz. Hatta bundan dolayı yargılanması gerektiğini de düşünebilirsiniz. Fakat mesele Can Dündar veyahut MİT TIR’ları meselesi olmaktan çıktı. Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkı tanıyan bu iktidar. Mahkemenin üyelerini atayan da aynı iktidar. Buna rağmen Anayasa Mahkemesi Can Dündar davasında, tutuklu yargılanmasında bir hak ihlali olduğuna karar verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan [...]

Casusluk ve gazetecilik – Ahmet ALTAN

1458506449c53593

Bir “haberi” gazetede basmak, gazeteciliğin gereğini yapmak “casuslukla” ilişkilendirilmesi imkânsız bir eylem. Ama… Aşkta da, kumarda da, siyasette de “rest çekmek”, “her şeyimi ortaya koyuyorum ya hepsini kazanırım ya her şeyi kaybederim” demek her zaman çok tehlikelidir. Kazanıp kaybetmekten daha önemlisi, “rest çektiğinde” kazansan da kaybetsen de “oyun” biter. Herkes için masadan kalkma zamanı gelir. [...]

Kendi kanlı aynana bak, teröristi göreceksin! – Celal BAŞLANGIÇ

6479

Hendeklerin, barikatların arasından geçiyorduk.   Sandıkların kapatılmasına bir saat kalmıştı.   1 Kasım seçimlerini Cizre’de, Şırnak’ta, İdil’de, Silopi’de izliyordum.   Sandıkların yer değiştirdiği tek ilçe Cizre’ydi bölgede; barikatların, hendeklerin ötesine taşınmıştı sandıklar.   HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, Belediye Eş Başkanı Leyla İmret, Cizre’deki son sokağa çıkma yasağında, 200′e yakın insanla birlikte yaşamını yitiren Halk [...]

Korkuyu beklerken – Ümit KIVANÇ

umitkivanc_200x200

Korkuyu beklerken ne yapılır, bunu bilmiyorum, öğrenemedim. Neler yapılmaz, biliyorum. Salim kafayla düşünülmez. Gülünmez eğlenilmez. Üretilmez. Sanat yapılmaz. Sanat görülmez. Sanat duyulmaz. Bilim kaçar. Kültür mundar olur. Oğuz Atay’ın muhteşem hikâyesi, her ne kadar gizli saklı engin siyasî-toplumsal göndermeler barındırsa da, doğrudan siyasî bir metin sayılmaz. “Korkuyu Beklerken”, burada özetlenebilecek cinsten bir hikâye değil, bu [...]

‘Çıplak ayaklı kız ve ölüm’ – Ahmet ALTAN

indir (1)

Geçenlerde güneşli bir Şubat gününde sahile indim. Marmara ışıklar içindeydi, ağırbaşlı gençliklerini binlerce yıldan beri koruyan adalar sıra sıra uzanıyorlardı, bir iki küçük ağaç çiçek açmıştı, kış günü beyaz çiçekler endişeli bir masumiyetle baharın geleceğini haber veriyorlardı, söğüt ağaçlarının yaprakları belirmeye başlamıştı, çimenler yemyeşildi. Gökyüzü  berraktı. Tatil olduğu için sahil kahveleri dolmuştu, her yaştan insan [...]

Suriye seferi son çılgın projeniz olur Sayın Erdoğan – Oya BAYDAR

oya-baydar

İyi de olur, diyemiyorum; çünkü o çılgınlık sadece sizi ve şakşakçılarınızı değil hepimizi ve de ülkenin sadece bugününü değil geleceğini de batağa sürükleyecek. Arjantin’de Videla diktatörlüğünün bir anlamda sizinkine benzer nedenlerle Faulkland’a saldırması ve yenilgisi diktatörlüğün sonunu getirmişti. Ancak dönemin, ülkenin ve bölgenin koşulları çok farklıydı. Videla’nın düşüşü Arjantin’in adım adım demokrasiye evrilmesi yanında, bölgeyi [...]

Birinci linç, derken ikinci linç – Yalçın DOĞAN

yalcin-dogan

Şiirlerin haddi hesabı yok, yazılan romanların, çevrilen filmlerin haddi hesabı yok, insanlığın başlangıcından itibaren, “çocuklar ölmesin”. Hemen ardından, aynı güç ve inançla, “analar ağlamasın”. Bizde çocuklar için deyince, akla ilk gelen şiirlerden biri Nazım’aait. Hiroşima’ya atılan atom bombasıyla bağlantılı, 1956’da yazdığı “Kız Çocuğu” başlıklı şiirin son dörtlüğünde: “Çalıyorum kapınızı / Teyze, amca bir imza ver / Çocuklar öldürülmesin / Şeker [...]

Cumhurbaşkanı ve Akademisyenler – Ahmet ALTAN

8_b

Çok ünlü hikayedir… Eski bir gazeteci olan Fransız Başbakanı Clemenceau, Polonya’nın en ünlü piyanist ve kompozitörlerinden biriyken cumhurbaşkanı olan Paderewski ile karşılaştığında, alaycı bir şaşkınlıkla, “Paderewski mi” der, “şu ünlü piyanist Paderewski mi? Tanrım bu ne düşüş…” Paderewski gibi, Vaclav Havel gibi bazıları “cumhurbaşkanlığına, başbakanlığa” düşerler. Onlar gibi yeteneklere sahip olmayan bazıları da cumhurbaşkanlığına, başbakanlığa [...]

Hitler meselesi – Ümit KIVANÇ

umitkivanc_200x200

Biz Hitler’e hayranlık duymayan birileri tarafından hiç yönetilmedik. Ve şimdi bu bakımdan en vahim aşamada bulunuyoruz.  Gaf değildi. Dil sürçmesi değildi. Her cinsten Türk sağcısının her türden diktatörce yönetime gizli veya açık hayranlığı “millî değer”imizdir. Suda batmayı önlemeyen sahte canyeleği atelyesinde Suriyeli çocuk işçi çalıştırmak gibi falan. Hitler hayranlığının şüphesiz şu andaki Türk-İslâmcı iktidarın dünya [...]

“Annemi siz öldürdünüz” – Yalçın DOĞAN

yalcin-dogan

“Annem ilk vurulduğunda haber verdiler, koştuk. Biz daha varmadan amcam gitmek istemiş, onu da vurmuşlar. Gittiğimde amcamı taşıyordu komşular. ‘Annem?’ dedim, ‘Sokakta kaldı.’ dediler. Ben gitmek istedim, tuttular; ağladım, ağladım, ağladım. Annem sokağın ortasında kaldı öylece. Önce belli belirsiz kıpırdıyordu, sonra saatler geçtikçe hareketleri azaldı. Kimi aramadık ki? Vekilleri, kaymakamı, valiyi. Dedik çeksinler şu kargaları, [...]

Kitap, Kurşun, Çığlık… – Ahmet ALTAN

2739-115x115

Polisler, ellerinde makinelileri, kafalarında çelik kasklarıyla, hafifçe öne eğik vaziyette eve giriyorlar, odaları dolaşmaya başlıyorlar, polislerin arada bir duyulan azarlayıcı seslerinden başka bir ses yok.   Epeyce yoksul gözüken evin odalarında polis kamerası da çelik kasklı polislerle birlikte dolaşıyor… Birden bir patlama sesi duyuluyor… Ardından bir çığlık:   “Kızımı vurdular…”   Hiçbir neden yokken vuruyor [...]

Arşivde ara

Tarih bazında ara
Kategori bazında ara
Google bazında ara

Foto Galeri

Giriş | Tasarım Gabfire themes