Kategori arşivi Mülkiyeden

ıslak cümleler – Yücel MERTOĞLU

yucelmertoglu

angara’da göğün götü hep kara birkaç gündür, balkonumdaki saksılara geçen yıl biriktirdiğim domates tohumlarını ekmeme bile izin vermiyor, saksılara bakarken belediyenin çöpler atılsın diye konuşlandırdığı konteynerin gölgesine bırakılmış ahşap ve mermer parçaları çarpıyor gözüme, bir de bir dolap, bir de metal bir el arabası, bir de bir kadın el arabasının ucunda, bir de bir çocuk [...]

Gaziantep sulaması’nın önemi ve değeri – Ata AKSOY

15871941_10154831612033058_2546701711231897323_n

Şu günlerde Gaziantep Barak Bölgesi’ndeki yakınlarımla konuştuğumda en fazla işittiğim bir yakınma nedir biliyor musunuz?: Susuzluktan fıstık ağaçları kuruyor diyorlar… Bunda şaşıracak bir şey olmadığını onlara anlatıyorum. Elbette böyle olacaktı. Şimdi uzun uzun “küresel ısınma” ve buna benzer bilimsel konularla yer işgal etmeye hakkım yok. Ama bu sıcakların bile bu bölge çiftçileri için avantaja dönüşebileceğini [...]

Merve Kavakçı’nın büyükelçiliği ve yeni rejim… – Murat SEVİNÇ

murat-sevinc-kelle-1-150x150

Yalnızca bir hafta ara vermek zorunda kalınca, konuların/gelişmelerin ucunu kaçırıyorsunuz ileri demokrasimizde! Cumhuriyet yazarlarının, adı iddianame olan bir metne verdikleri yanıtlar ve beşinin tutukluluğuna devam kararı. Yurt dışından yargılanmak üzere gelen Atalay ve her sözünün arkasında duran insanlar kaçmasın diye! Hüseyin Gülerce ve muadillerinin muteber olduğu bir rejimde; Ahmet Şık, Kadri Gürsel, Murat Sabuncu gibi isimlerin tutuklu olması [...]

ucu açık cümleler – Yücel MERTOĞLU

yucelmertoglu1-150x150

bir park kuytusunda bir sokak köpeğine, bir halk otobüsünde işinden evine dönmeye çabalayan bir kadına tecavüz edilen, vakıf ve cemaat yurtlarında erkek çocukları taciz edilen, bir dernek yurdunda kız çocukları diri diri yanmaya terkedilen, bazı devlet okullarında kız çocuklarının ırzına tasaddi edilen, maden işçileri göçük altında, inşaat işçileri yük asansörlerinde, belediye işçisi lağım çukurunda, sabah [...]

Nuriyem Ömrüm – Mehmet ÖZER

images (7)

Dün sabah erken kalkmış ve 2 Temmuz mitingi için notlar alıyordum. Saat 11.00 gibi telefonum uzun uzun çaldı. Arayan numara telefon cihazıma kayıtlı değildi. Telefonumu açtım. Arayan bir erkekti. Bana “merhaba ben avukatım, şimdi Nuriye’nin görüşünden çıktım. Görüşme esnasında sürekli seni sordu. Ben de Nuriye’ye “sürekli Kızım başlıklı yazılar ve fotoğraflar yayınlıyor dedim ve yaptıklarını [...]

Çat kapı geleni kim sever? – Zeliha ETÖZ

çay1

Biraz sıcak suyun içine daldırdığımız tek içimlik poşet çay. ‘Çakma çay’, ‘korsan çay’, ‘dallama çay’ diye diye aşağıladığımız, burun kıvırarak küçümsediğimiz, çay denmesine hemen itiraz etmeye hazır, kendisine çay demenin çaya hakaret anlamına geldiğinden emin olduğumuz, ama yine de içmek zorunda kaldığımız yeni yetme çayımız. Yok yok hemen yanlış anlaşılmasın, derdim poşet çayı aklamak değil, hele [...]

Hayat Üzerine Diyaloglar-3 Gerçek Cehennem: Yoksulluk, İşsizlik, Pahalılık – Naim Kandemir- Cengiz Türüdü

naim-cengiz

Naim Kandemir- Cengiz Türüdü Naim-Cemal Süreya yazmıştı: “tanrıları bile yoktur, öyle yoksuldur ki insanlar.” Yoksulluğun ve yoksulların çeşitli şekillerde tanımı yapılabilir. Biz, yoksulluğun neden sonuç olduğunu konuşarak başlayalım. Cengiz- Yoksulluk bugün dünyada küresel sistemin en temel konularından birisi ve giderek artan, önem kazanan, giderek daha çok sorun haline gelen, çözülemeyen, çözümüne çareler aranmayan, kangren olmuş, giderek [...]

Ben size adaletsizliğin resmini çizebilirim – Kerem ALTIPARMAK

15317779_10154025916778639_4479466360520611547_n

Bir avukat size 100000 kez dava kazanıp, bir kez bile kaybetmediğini söylese ne düşünürsünüz? Muhtemelen bunun mümkün olmadığını, doğruyu söylemediğini değil mi? Adil bir hukuk düzeninde en iyi avukat bile arada dava kaybeder çünkü. Adalet yürüyüşünün başlarında talimat konusu konuşulurken hükümet kanadı kanıt istiyordu. CHP ve HDPli sözcüler ise somut örnekler bulmaya çalışıyordu. Bir iki [...]

Atatürk’ün Almanya Gezisi ve Bad Kreuznach’daki Atatürk Salonu – Gürsel DEMİROK

17155994_10154659816724635_4746889284862412767_n2

Türk-Alman ilişkileri uzun bir tarihi geçmişe dayanır. İki ülke arasındaki siyasi ilişkiler XIX. Yüzyıldan itibaren giderek askeri ve teknik işbirliğine dönüştü. Türk-Alman dostluğuna ve işbirliğine büyük önem veren Alman İmparatoru II. Wilhelm 1889, 1898 ve 1917 tarihlerinde üç kez İstanbul’u ziyaret etti. II. Wilhelm 15 Ekim 1917’de gerçekleştirdiği üçüncü ziyaretinden sonra, I. Dünya savaşındaki Alman [...]

mikailin bir akşamı ve gecesinden beyhude cümleler – Yücel MERTOĞLU

yucelmertoglu

mikail saat onyediye doğru durağa vardı, durakta bezgin bir halde bekleyen iki sarı taksi ve mal sahibi sürücülerini selamladı, kolunda kırmızı ve çakma bir görevli pazubendiyle dolanan kâhyayı gördü, onu da selamladı elbette ve bilhassa, kirli sakallı kâhyanın hiç umurunda değildi mikail ve selamı, şu mal sahipleri gitse ve yoldan geçen bir başıboş taksiyi alsam [...]

Babam – Yunus ER

yunus 1

Kışlar daha amansızdı, buzlar daha kalındı, karlar el büyüklüğünde lapa lapa yağardı. Yollar dar, yollar ıssız, yollar kar buz ya da çamurdu. Uzaklardan gelip, uzaklara gidenler, yolda mecali kalmayanlar, geceye kalanlar bir fersiz ışık, bir adem çocuğu kıpırtısı gördüklerinde oraya sığınırlardı. Onlar “Tanrı misafiri” veya Hızır İlyas’tı. Konuklarımız, evimizin yanındaki tek odada misafir edilir, hayvanlarına, [...]

Erdoğan’ın imkânsız aşkı: Kültürel hegemonya – Dinçer DEMİRKENT

SAMSUNG

Türkiye’de sağ siyasetin en karakteristik özelliği, belki de ahlakı diyebileceğimiz şey alış veriştir, ticarettir. O nedenle sağ siyaset hep neyin çok satacağına bakar ve bu ahlak gereği, çok satacak her şeyi yapar. Hiçbir şeyi muhafaza etmeyi düşünecek zamanı ve nakdi yoktur. En kısa zamanda her şeyi nakde çevirmeye çalışır. Taksim Meydanı nasıl nakde çevrilir? Alışveriş [...]

Türkiye’yi kötü gösterenler – Sevilay ÇELENK

scelenk

Bu haftayı da derinlemesine bir hayal kırıklığıyla ortaladık… OHAL komisyonunun dipsiz kuyusuna Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) eliyle itiliverdik… AİHM, KHK’larla işten atılan 100 bini aşkın kamu çalışanını yakından ilgilendiren çok önemli bir kararı bir nefeste alıverdi. Davacı bir öğretmene “OHAL inceleme komisyonuna başvurun” dedi. Diğer bir deyişle önce orayı tüketin dedi. Orayı tüketmek de [...]

Şirin Tekeli – Aksu BORA

i

Sevgili Şirin, Hastalığını duyduğumda “eyvah” demiştim, muhtemel yokluğunun nasıl büyük bir boşluk olacağını tahmin ederek. Eyvah. Kimbilir kaç kuşak kadın için (ve benim için de) feminizmin ilk adıydın. Yaşın hepimizden büyük olduğu için değil, aslına bakarsan, genç bir kadındın sen. İsminin düşündüreceği kadar genç. Kabuk bağlamadığın için mi böyleydin? Galiba. Seni “duayen feminist” olarak düşünemiyorum, [...]

İlk göz ağrısı, Beyoğlu Sineması, kapanmasa keşke… – Murat SEVİNÇ

murat-sevinc-kelle-1-150x150

1991 yılı Haziran’ı. Her zamanki gibi bütünlemelerim var ama o zamanlar Eylül ayında yapılıyor. Bu da demektir ki yaklaşık iki buçuk ay geçirebilirim aile yanında. Çalışma isteği var. Yazı öyle değerlendirmek istiyorum da neresi olacağına karar veremiyorum. Basit bir herif olduğum için şöyle düşündüm; madem sinema seviyorum o zaman bir sinemada çalışayım. Zehir gibiydim! Nerede? [...]

Sır – Yunus ER

images (5)

Yaşam Boyu İçimizde Kalan Çocukların adı yoktu, o toplulukta. Bir büyük insan tanımadığı bir çocukla karşılaştığında: “Sen kimin kızısın? Sen kimim oğlusun?” diye sorardı. Çocuğun adı konu olmazdı. İlkokuldayım. Tarla yollarında bir adam geliyor karşıdan. Konuşulmadan geçip gidilmez. O bilindik soruyu, adam bana sormadan, ben adama, pek sorulmayan cinsinden bir soru sordum: “Sen kimin babasısın?” Kızının, oğlunun isimlerini söyledi. Ben kendimi ismimle tanıtınca Adam:  “Akrabayız biz, [...]

Arşivde ara

Tarih bazında ara
Kategori bazında ara
Google bazında ara

Foto Galeri

Giriş | Tasarım Gabfire themes