Babamın ardından – Kamil Kasacı | Ceride-i Mülkiye

Babamın ardından – Kamil Kasacı

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
1923 doğumluydu, Cumhuriyet’le yaşıt.
Kendi kuşağının son temsilcilerinden biriydi.  Artık pek çevremizde göremediğimiz, belirli özellikleri olan bir kuşağın temsilcilerinden.
Onlar bir ülkeyi kurmanın ve yeniden var etmenin mücadelesini vermişlerdi. Bir “Karayolcu” olarak Posof’ta kar mücadelesi yaparken de,  Fatsa’da sel almış yolu tekrar açmanın kavgasını verirken de hep aynı şevkle ve aynı aşkla çalışmıştı.
Samsun’da Karayolları Bölge Müdürü olduğu sıralarda – ben  lise çağındaydım -, ikide bir babamın ben “yol”a gidiyorum diyerek bir köy yolu çalışmasına ya da başka bir sorunu çözmeye gitmesine alışmıştık.
O zamanlar pek bir sevdiğimiz yuvarlak farlı Ford station marka makam arabasına atlar, karış karış bölgeyi dolaşırdı.
Onlar öyle bir kuşaktı  ki,  yollarını yaptıkları köylülerden birinin “köyden gönderdiler “ diyerek getirdiği bir bakraç yoğurtu bile eve almamıştı. Adamın ısrarları ve sonunda ben bunu vermezsem köye dönemem diyerek kapı önünde oturması karşısında ve annemin “Mustafa yapma alalım” demesi sonucu  insafa gelip yoğurdu annemin almasına izin vermişti.
Makam arabasına annemin adım atması yasaktı, bizler ise çocuklar olarak ara sıra babamın yanında yola gittiğimizde müthiş mutlu olurduk.
Onlar, Karayolcular olarak vatan kurtarır gibi çalışırlardı.
Böyle bir kuşağın temsilcileri olarak yeni  döneme tamamen adapte olmaları beklenemezdi. Babam ise her dönemi kendi anlayışı ile olgunca karşıladı,  emekliliğinden sonra  yetmiş beş yaşına kadar çalışması belki de bu görev aşkının sonucuydu.
Hayatı boyunca hiç bize yük olmadı. 88 yıl hiç kolay değil..
Son  dakikaya kadar sağlık problemlerini sıkı sıkıya takip eder, doktoruna kendi gider, tahlillerini yaptırır , ilaçlarını alırdı. Geçen yıla kadar her yaz Çeşme’ye gider, 4 ay orda kalır, seyrek olarak gittiğimiz zamanlarda da bize yaptığı yemeklerle misafir gibi ağırlamaya çalışırdı. Her bayramın birinci günü klasik Safranbolu yemekleri ile dolu sofra bizi beklerdi. Annemin kaybından sonra sanki onun geleneklerini ve mirasını sürdürmek istermiş  gibi evi hiç eksiksiz bırakmazdı.
Geçen yıl  başından beri biraz hareketleri yavaşlamıştı, o nedenle o yaz Çeşmeye de gitmemişti. Biz de artık pazara gitmesine izin vermemiş, kendimiz Pazar alışverişi yapmaya başlamıştık. Yine de Şeker bayramında her zamanki gibi sofra hazırdı.  
Kurban bayramında ise artık  o gücü bulamamıştı, abim de bunu bilerek ben yemeğe götüreceğim diyerek onun hazırlamasına fırsat vermemişti.
Artık kendi bakımını da yeterli yapamadığı için gündüzleri sürekli gelecek bir bakıcı ayarlamıştık.
Son doktor  kontrollerinde  PSA seviyesindeki ciddi yükseklik sonrası 26 Kasımda bir ameliyat  oldu. Bir hafta sonra doktor taburcu etti ve evde tam bir hemşire konforu kurmamız sonucu hızla toparladı ve yılbaşını da ailecek  hep birlikte geçirdik.
O akşamki fotoğraflar birlikte çektirdiğimiz son fotoğraflar oldu.  Bir kanama sonrası kontrol için yatırdığımız hastaneden geri dönemedi.
O akşam hastaneye bırakırken abimin ve kuzenimin elini sıkıca tutmuş. Abim ertesi gün “sanki bana veda eder gibi baktı” demişti. Ertesi sabah beyin sapındaki bir tıkanıklık sonucu üre, şeker, nabız değerleri bozuldu, Pazartesi öğlen yoğun bakıma aldılar ve ne yazık ki tekrar geri döndüremedik.
En büyük tesellim, ameliyat sonrası o bir ay içinde sanki bizim çabalarımıza destek verircesine hayata sarılmasıydı. Ama bu kadarmış.
Her ölüm, hayata dair düşüncelerimizi bir kez daha ele almamızı sağlar.  Benim için babam bir kahramandı.
Ne diyelim dostlar sağolsun.
Yarın ailecek Safranbolu’ya gidiyoruz.  Babamı da orada Cuma namazını takiben  annemin yanına  defnedeceğiz . Böylece iki sevgili tekrar buluşmuş olacaklar. Çok severlerdi birbirlerini. Şimdilerde böyle sevgi bulmak zor…
Şimdiden hepinize iyi dilekleriniz için teşekkürler.
Sevgilerimle,
Kamil

URL: http://cerideimulkiye.com/?p=17453

Editör - 13 Oca 2012. Kategori Editörden, Mülkiye'den Damlalar, Mülkiyeden, Yazarlar. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

2 yorum - “Babamın ardından – Kamil Kasacı”

  1. Galip E. Uzun

    Başınız sağolsun Kamil Bey.

    Sevgilerimle

  2. Sevgili Üstadım;

    Yazıyı maalesef yeni gördüm ve bir şeyler yazmadan edemedim. Çünkü okurken boğazımın düğümlendiğini hissettim, içime dokundu. Şu anda annem ve babam sağ, onlar da 38 ve 43 doğumlu… Sağlıkları yerinde olsa da insanoğlu, gelecek olan “veda” zamanını düşünmeden edemiyor. Bu veda sıraya bakmasa da sevdiklerinden ayrılacak olmak insanın içinde her zaman bir burukluk yaşatıyor. Sizlere söyleyebileceğim tek şey “Başınız Sağ olsun” demekten öteye gidemiyor.

    “Ruhları şad, mekanları cennet olsun”

Yorum yaz

Arşivde ara

Tarih bazında ara
Kategori bazında ara
Google bazında ara

Foto Galeri

Giriş | Tasarım Gabfire themes