On binlerce kişi Hrant için yürüdü

BİLGİLİDÜNYA - Öldürülen gazeteci Hrant Dink için on binlerce kişi Taksim Meydanı’ndan Agos’a doğru yürüdü.

Yürüyüşün en önünde Hrant Dink’in eşi Rakel Dink, çocukları ve kardeşleri yer alırken, kortejde yer alanlar Türkçe ve Ermenice olarak ‘Hepimiz Hrant’ız, hepimiz Ermeniyiz’ pankart ve dövizleri taşıdı.BDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu ve Şafak Pavey, sanatçılar, yazarlar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve Batman’da askerlik yaparken arkadaşının tüfeğinden çıkan kurşunla şehit olan Ermeni asıllı asker Sevag Şahin Balıkçı’nın ailesi de yürüyüşe katıldı.

Törende konuşma yapan gazeteci ve yazar Karin Karakaşlı, ‘Bu kepazeliğe son verilmesini’ isteyerek ‘Ayıptır, zulümdür, günahtır’ dedi. “19 Ocak bir anma günü değil. Hiçbir zaman olmadı. Herkes acısının yaşandığı gün bir başına kahroldu” diyen Karakaşlı, “Sonra 23 Ocak geldi, Türk düşmanı ilan edilen bir Ermeni gazetecinin cenazesi hepimizi buluşturdu. Onu güpegündüz bu caddede sırtından vurdular hepimizi de görgü tanığı kıldılar” şeklinde konuştu. Karakaşlı, Türkiye’de öldürülen Ermenilerin isimlerini okurken, toplanan kitle de ‘Burada’ diye karşılık verdi.

Karin Karakaşlı’nın konuşmasından satırbaşları şöyle:

“Türk düşmanı ilan edilen bir Ermeni gazetecinin cenazesi hepimizi buluşturdu. Çünkü Hrant Dink, bu ülkenin bütün acılarının dermanına talipti. Onu güpegündüz şimdi durduğumuz bu kalabalık caddenin üzerinde sırtından vurdular. hepimizi de o cinayetin görgü tanığı kıldılar. O cenaze gününde, 1915’i, Dersim’i, Maraş’ı, Çorum’u, Sivas’ı faili meçhulleri, ihtilalleri, olağanüstü halleri, bitmek bilmez darbe girişimlerini buluşturduk. Kompartıman usulü ayrı ayrı yaşamamız buyrulmuş. Ne varsa bir kıldık; büyük oyunu onun birleştirici ruhuyla bozduk. Onu bir kere öldürmediler sevgili canlar… İstanbul Valiliği’nde MİT mezunlarınca tehdit edilirken öldürdüler. Hrant Dink’i barış yolunu gösteren yazılardan çıkma satırlar ve cümlelerle Türk düşmanı ilan ederek öldürdüler. Her yazıya her söyleşiye nefes tüketirken kendini izaha mecbur hissederken öldürdüler.

Kendisi yetmezmiş gibi oğlunu ölümle tehdit ederek ve kim bilir daha bizlere hiç söyleyemediği neler neler yaşatarak öldürdüler. Gerisi çorap söküğü gibi geldi. Silinen telefon görüşmeleri, karartılan deliller, gizlenen bilgiler, imha edilen raporlar, başlatılmayan ya da üstü kapatılan soruşturmalar, zamanaşımından aklanan istihbarat memurları, emniyet mensupları ve jandarmalar birbirini izledi.

Başta Veli Küçük ve Kemal Kerinçsiz olmak üzere ‘Ergenekon’ sanığı pek çok ismin daha Hrant Dink sağken yargı süreci ve linç kampanyaları hazırladıkları biliniyordu. Derken ‘Kafes Eylem Planı’ da ortaya çıktı. Gel gör ki bu davanın ‘Ergenekon’la bağlantısı bir türlü kurulamadı.

Dört yanımızdan yalanlarla sardılar sarmaladılar bizi. Bu tam 5 yıldır böyle. En sonunda da iki kişi verdiler elimize, ‘Bununla yetinin, yeter de artar hepinize’ dediler. Ortada zaten silahlı terör örgütü olmadığına göre onun yöneticisi ve lideri de yok. Ve beraat eden Erhan Tuncel’in hemen o akşam tahliyesi öyle büyük bir aciliyet ki, telaşla bir sanıkla ilgili hüküm koymayı da unutmuşlar. Tuncel şimdi ilim irfana adanmak üzere taze bir üniversite adayı. Böyle gözümüze baka baka, hiç sıkılmadan, hiç utanmadan yangından mal kaçırır gibi verdiler bu kararı. Devlet ‘çıplak’ dedik, devlet çıplak!

Bilir misiniz Türkçe’deki şu iyelik eki öyle kolay kullanılmıyor; burası ‘benim ülkem’. Gönül rahatlığıyla bu devlete, ‘Benim devletim’ diyebilir miyim? Cumhurbaşkanım, başbakanım, bakanlarım, hükümetim, muhalefetim, Meclisim böyle diyebilmek için benim tek bir seçeneğim var; bu kepazeliğe bir son verin artık. Yargıtay cinayete giden süreçteki rolüne inat bir kez de adalet adına temyiz mekanı olsun. Bunları yapmak borçtur, yükümlülüktür, şarttır. Bize yaşatılan ayıptır, zulümdür, günahtır. Hrant Dink’i hepimiz kaybettik ama biz Ermeniler için onun kaybı takdir edersiniz ki başka bir yoksunluk. 1915’te Ermeniler trenlere konup sürgüne gitti. İçlerinden sadece bir kaçı geri dönebildi.”

“Hrant Dink burada öldürüldü”

Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, 5 yıl önce katledilen Hrant Dink’in öldürüldüğü yere Ermenice ve Türkçe “Hrant Dink burada öldürüldü. 19 Ocak 2007 saat 15.05″ yazılı bir kaldırım taşı döşetti.

Sabahın erken saatlerinde Dink’in katledildiği yer olan Agos Gazetesi önünde de yüzlerce kişi toplanmaya başladı. Gazete binasının camlarına üzerinde Dink’in fotoğrafını bulunduğu “5 yıl değil 95 yıl da geçse bu dava böyle bitmez” yazılı pankart asıldı.

URL: http://cerideimulkiye.com/?p=17948

Editör - 19 Oca 2012. Kategori Gazetelerin Ön Sayfaları, Haberler, Manşet. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

Arşivde ara

Tarih bazında ara
Kategori bazında ara
Google bazında ara

Foto Galeri

Giriş | Tasarım Gabfire themes