Dediğim-dedik liderlikten, demokratik liderliğe – Hüseyin ERGÜN | Ceride-i Mülkiye

Dediğim-dedik liderlikten, demokratik liderliğe – Hüseyin ERGÜN

 

 

 

 

 

Liderlik, bir kişiyi veya bir grubu, bir amacı elde etmeye doğru harekete geçirmektir.
Liderlik, bir yeniliği başkasından önce keşfetmek ve yönettiği işte o yeniliği uygulayabilmektir.

Liderlik, çalışanlara ve amaca hizmettir.

Liderlik, insanlarla birlikte ortak hayaller yaratmak ve onları hayata geçirmektir.

Liderlik, insanları fikir, bilgi ve değerler etrafında örgütlemek ve bir amaca doğru seferber edebilmektir.

Liderlik, yönetmeyi sanata dönüştürmektir….

Umutsuz durum yoktur; sadece umutlarını kaybetmiş insanlar vardır.

Liderlik, başkalarının umutlarını kaybettiği noktada, pes etmemek ve çıkış yolunu bulabilmektir.

Liderlik için daha pek çok tanım yapabiliriz.

 Gelelim demokratik liderliğe.

Özgürlük değil de ne yeşili güne doğru dal yapan

Özgürlük değil de ne gökçe çınarı çatal çatal yapan

Demokratik liderlik, bir amaca doğru beraber yürüdüğün insanları adam yerine koymaktır, onları işe katmaktır; bilgiyi ve yetkiyi onlarla paylaşmaktır.

Demokratik liderlik, beraber çalıştığın insanlara, kendinizin sadece eşitler arasında birinci (primus interpares) olduğunuz duygusunu yaşatabilmektir.

Onlara kaderde, kıvançta ve tasada beraber olduğunuzu hissettirmek; onların rızasını alarak, sorumluluğu onlarla birlikte üstlenmek ve başarıyı birlikte yakalamaktır.

Demokratik liderlik insan kıymeti bilmektir.

Tarihe baktığımız zaman, liderlik, dediğim dedik tarzından demokratik tarza doğru evrilmektedir.

Liderlik tarzı ile uygarlık düzeyi arasında doğrudan bir ilişki
vardır.

Tarım toplumunda “dediğim dedik” liderlik tarzı esastır. Geriye doğru
gittikçe, bu dediğim dedimcilik katılaşır.

“Hükümetler, Otoriteler ve Kocalar yanıldıklarını hiç bir zaman kabul etmezler.

Tarım toplumunda  lider, tam yetkilidir, kimseye hesap vermek zorunda değildir, herkes ona tabidir, o yanlış yapmaz, herşeyi en iyi o bilir, ister danışır ister danışmaz. Bu, aynı zamanda toplumsal bir kabuldür.

Bu zorba lider de, o nedenle kendinden emindir, bilgiyi ve yetkiyi kendinde toplar, kararları verir, işleri yönetir.

Tarım toplumunda, bu kişi, kraldır, prenstir, prensestir,

padişahtır, sultandır, validir, beydir, ağadır, komutandır…

Tabii bu kişiler de, zaman zaman, dar çevrelerine danışırlar. Ama, bu danışma, eşitler arası bir danışma değildir.

Dün dünde kaldı cancağazım.

Bugün yeni şeyler söylemek lazım.

Demokratik liderlik, yeni bir tarihsel kategoridir. Çünkü, demokratik liderlik, sadece kişinin kendisinin elinde olan bir şey değildir. Beraber çalıştığı insanların kalitelerine de bağlıdır.

Herkesin kendisini gerçekten dinleyen birine ihtiyacı vardır.

Sanayi toplumunda da uzunca bir süre, bilgi ve yetki tepede toplanmıştır.

Taylorizm denen bir tarz, iş yönetimine hakim olmuştur.

Çünkü, başlangıçta çalışanların eğitim ve bilgi düzeyi düşüktür; dolayısıyla onları yönetime katmak verimli bulunmamıştır.

konttur, lorddur;

Yönetici liderin danışabileceği, bilgiyi ve yetkiyi paylaşabileceği kalitede insan yoksa katılım da mümkün olamaz. Çalışanlara bir iş verilir ve onu iyi yapması istenir.

Kavramışsan olanı biteni seni kim tutabilir?

İnsanlık geliştikçe, geniş çalışan kesimlerin eğitim ve bilgi düzeyleri yükselmiş, iletişim ve erişimde devrimsel ilerlemeler olmuştur. Bu sayede çalışanların yönetime katılması olanağı doğmuştur.

Akıllı adam aklını kullanır, daha akıllı adam başkalarının da aklını kullanır.

Çalışanı yönetime katmanın hem verimi hem kaliteyi artıracağı fark edilince, Taylorizm çöpe atılmış, iş yönetiminde yeni bir çığır açılmıştır.

Sıfır hata hedefine kilitlenmek, toplam kalite yönetimi, kaizen, six sigma gibi yönetim yöntemleri
yönetim teknikleri ortaya çıkmaktadır. Ama bunların hepsinin özü, çalışanı kademe kademe yönetime katmak; onunla yetkiyi ve bilgiyi paylaşmak; birlikte proje yapıp birlikte karar almak ve yönetmektir.

işte bu temel üzerinde gelişmiştir.

Bu değişim, yalnızca, iş yönetimiyle sınırlı kalmamıştır. Siyasette de
demokrasi derinleşmiştir. Geniş yığınların siyasete katılımı artmıştır. Hak ve
özgürlükler teminata bağlanmıştır.

Çoğunluğu alanın herşeyi yapamayacağı genel kabul görmüştür. İnsan hakları ve hukukun üstünlüğü millet iradesinin sınırlarını oluşturmuştur.

Eğitim insanın aklını ve yeteneğini on, yüz, bin defa çoğaltmaktır.

En ummadığın keşfeder esrar-ı derunun; sen herkesi kör, alemi sersem mi sanırsın?

Çocuklar, sandığımızdan çok daha fazla herşeyin farkındadır.

Eğitimde çok yakın zamanlara kadar egemen olan eti senin kemiği benim anlayışı çöpe atılmıştır. Öğrenci bir kişilik olarak kabul edilmiş ve eğitim daha özgür ortamlara ve yöntemlere taşınmıştır.

Demek ki, eğitimde liderlik de demokratikleşmiştir.

“Bilginin daha özgür akışı daha güçlü bir toplum yaratır.

Demokratikleşme her alanda, yaratıcılığı tetiklemiş, yeniliklere yol açmıştır.

Demokratik liderliğin biraz yavaş çalıştığı ama emin bir şekilde ilerlediği kanıtlanmıştır.

Tomurcuk derdinde olmayan ağaç, odundur.

İnsan olarak tomurcuk derdinde olmalıyız. Hep daha iyiye daha ileriye gitmeyi hedeflemeliyiz. Bunun en güçlü manevilası eğitimdir. Özgür ve demokratik bir eğitim ortamında yetişecek olan çocuklarımız, bizimkinden çok daha ileri, çok daha özgür, çok daha güzel bir dünya yaratacaklardır.

Bir kelimeyle, demokratik liderlik insan kadri bilmektir.

Demokratik tarzı benimseyen bir lider:

- karar verme sürecine çalışanlarını dahil eder,

- yetki devreder,

- iş yöntemleri ve amaçlarla ilgili kararları astlarıyla birlikte
alır ,

- önerilere ve fikirlere açıktır ve bilgiyi grup üyeleri ile paylaşır,

- astların görüş ve önerilerine değer verir ve onları karar sürecine
katar,

- paylaşmacı tavrı ile olumlu bir çalışma atmosferi yaratır.

- grup üyelerinin doyumlu ve yüksek moralli çalışmasını sağlar.

Hüseyin Ergün
İMV Başkanı

URL: http://cerideimulkiye.com/?p=19277

Editör - 11 Şub 2012. Kategori Başyazı, Yazarlar. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

1 Yorum - “Dediğim-dedik liderlikten, demokratik liderliğe – Hüseyin ERGÜN”

  1. Öykü Andersson

    Söylediklerinize katılmamak elde değil! Güzel betimlemişsiniz bir ‘lider’e yakışan özellikleri!

Yorum yaz

Arşivde ara

Tarih bazında ara
Kategori bazında ara
Google bazında ara

Foto Galeri

Giriş | Tasarım Gabfire themes