“Kutluyoruz, doğrularının yanında, yanlışlarının karşısında yer alacağız” – Siyasal Mülkiye

Değerli  Mülkiyeliler,

Mülkiyeliler Birliği’nde bir Genel Kurul sürecini daha geride bıraktık.

Hiç kuşkusuz bu süreçten seçimi kazanarak çıkmak isterdik. Ancak zamana karşı yarıştık ve örgütlenme çalışmalarımızın hala yükselmekte olduğu, henüz doruğa çıkmadığı bir anda seçime girmek durumunda kaldık.
Buna rağmen kısa bir süre önce kurulan ve bizim de içinde yer aldığımız ittifak, hiç de azımsanmayacak bir oy oranıyla seçimi ikinci sırada tamamladı.

Hepinize desteğiniz ve çabalarınız için teşekkür ederiz.

“ Nasıl Bir Mülkiyeliler Birliği İstiyoruz ?”  sorusuyla başladığımız seçim çalışmaları sürecine özellikle üç noktada damgamızı vurduk:

1- Herkesi Mülkiyeliler Birliği’nin iç sorunlarına yönelik kısır tartışma ve çatışmaya son vermeye ve barışa davet eden, birlik, beraberlik ve dayanışmayı  vurgulayan söylemimiz son derece etkili oldu. Daha önceki dönemle karşılaştırılamayacak ölçüde barışçıl, hoşgörülü ve demokratik bir seçim süreci yaşanmasına çok büyük katkı sağlamış olduk. 1500’ e yakın üyenin seçime katılımında bu söylemin etkili olduğuna inanıyoruz.

2- “Ortak ilkeler doğrultusunda birlikte davranma ” konusundaki  vurgumuz ve tutarlı duruşumuzla, her seçim öncesi gündeme gelen ve sadece seçimi kazanmaya yönelik, ilkesiz çıkar birlikteliklerinin önünü kestik.

3- Çıkış bildirgemizde yaptığımız gerek ülke geneline gerekse de Mülkiyeliler Birliği özeline ilişkin analizler ve çözüm önerilerimiz, birçok açıdan bizim dışımızdaki gruplara da ilham kaynağı oldu. Özellikle de seçimi kazanan grubun seçim bildirgesinde, pek çok konuda bizimle aynı doğrultuda hedefler belirlemesinden ayrıca mutluluk duyduk.
 
Seçime katılan tüm grupların, seçim sonuçlarını saygıyla ve olgunlukla karşılaması demokrasinin gereğidir. Dileğimiz, eski çatışmaların bir tarafa bırakılarak Mülkiyeliler Birliği’nin yeniden çalışır hale getirilmesidir. Şimdi zaman, Mülkiyelilerin Birliği’nin emekten, demokrasiden ve özgürlüklerden yana duruşunu gösterme,  iş yapma, proje gerçekleştirme ve taahhüt edilen sözlerin yerine getirilmesi zamanıdır.

Biz SİYASAL- MÜLKİYE grubu olarak, başta Sn. Sevilay ÇELENK olmak üzere yeni seçilen yönetimi kutlar;
 
-         taahhütlerinin ve icraatlarının yakın takipçisi olacağımızı,

-         her zaman DOĞRULARININ YANINDA , YANLIŞLARININ İSE KARŞISINDA yer  alacağımızı , 

bildirir, çalışmalarında başarılar  dileriz.

İlk aşamada, seçim bildirgelerinde yer alan;

-         barış dilinin kullanılması ve uzlaşma çabası,
-         davaların karşılıklı olarak geri çekilmesi,
-         kavganın bitirilmesi ve yeniden inşa,

hususlarında atacakları somut adımlar, samimiyetlerinin göstergesi olacaktır. Bu konuda biz de üzerimize düşen görevi yapmaya hazırız.
Seçim sonuçlarının tüm Mülkiye Topluluğunu emek, demokrasi ve özgürlük için verdiğimiz mücadelede daha da ileri götürmesine hizmet etmesi dileğiyle, hepinize selam ve sevgiler sunuyoruz.
Birlik, dostluk ve dayanışma ile…

SİYASAL- MÜLKİYE

URL: http://cerideimulkiye.com/?p=22416

Editör - 27 Mar 2012. Kategori Duyurular, Forum, Mülkiyeden. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

6 yorum - ““Kutluyoruz, doğrularının yanında, yanlışlarının karşısında yer alacağız” – Siyasal Mülkiye”

  1. Sevilay Çelenk

    Değerli Mülkiyeliler,
    Siyasal Mülkiye grubunun Genel Kurulumuza dair zarafetle ve özenle kaleme alınmış değerlendirmesini okuduktan sonra, Ceride-i Mülkiye’ye bir şeyler yazma konusundaki niyetimi daha fazla ertelemek istemedim.
    Siyasal Mülkiye grubunun seçim başarısı bizce de tartışılmazdır. Birçok dostumuzun içinde yer aldığı ya da destek verdiği Siyasal Mülkiye grubu Genel Kurul sürecinde de sonrasında da demokratik tavrı ve zarafeti elden bırakmayan ve her şeyden önce Birliğimizin itibarını gözeten bir gruptu. İlk kez başkan adayları toplantısında tanıştığım, topluluğumuz tarafından çok sevilen ve değer verilen Sayın Ülkü Ekren, benim de tanışmaktan mutluluk duyduğum bir isim oldu. Genel Kurulumuza hakim olan barışçı ve özenli iklimde payı olan Siyasal Mülkiye grubuna ve Sayın Ülkü Ekren’e buradan bir kez daha teşekkür ederim. Vaatlerimizi yerine getirme gayretinde olacağımızdan ve bu konudaki samimiyetimizden emin olmalarını isterim. Esas olarak bu süreçte, önceliklerimizin ortak olduğunu düşündüğümüz, Mülkiyeliler Birliği çatısı altında hayata geçirilmesini umduğumuz varlık biçimine ilişkin tahayyülümüzün çok benzer olduğuna inandığımız Siyasal Mülkiye grubunun, vaatlerimizin takipçisi olacağı kadar, Birliğimizin ve üyelerimizin çıkarları doğrultusunda yanımızda olacağına dair güvenimiz de tamdır. Birliğimizin önünü açacak her tür düşünce ve önerilerini değerlendireceğimizi ve destek addedeceğimizi bir kez daha ifade etmek isterim.
    Genel Kurulumuzun demokratik bir ortamda gerçekleşmesinde diğer başkan adaylarının ve kendilerini destekleyen değerli üyelerin emek ve gayreti de göz ardı edilemez; aksi takdirde böyle güzel bir Genel Kurul gerçekleştiremezdik. Onlara da çok teşekkür ederim.
    Bu vesileyle, Ceride-i Mülkiye’nin 1. yıldönümünü gönülden kutlar, Genel Kurul sürecine heyecan katan ve ilgiyi canlı tutan bir forum sağladıkları için, Sevgili Kamil Kasacı’ya, Sevgili Aynur Hastürk’e ve emeği geçen tüm arkadaşlarımıza da teşekkür etmek isterim.
    Saygılarımla,
    Sevilay Çelenk

  2. HASAN ZUMREOĞLU

    BİZE YAKIŞAN DAVRANIŞIN BU OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM.
    SEÇİMİN GALİBİ MÜLKİYE VE TÜRKİYE .
    GÜÇLER MÜLKİYE İÇİN EL ELE.
    ÇALIŞMALARINIZDA BAŞARILAR DİLERİM.

  3. Selim Soydemir

    Sayın Başkan;
    Öncelikle barışçı ve demokratik seçim ortamı ve bu ortamın oluşmasına katkıda bulunanlar olmak üzere sizi, rakiplerinizi ve tüm camiamızı kutluyorum. Mülkiyelilere yakışan da budur.

    Sayın Başkan;
    Belki okudunuz “Nasıl Bir Mülkiye, Nasıl Bir Mülkiyeliler Birliği” başlıklı tartışmada düşüncelerimi açıklamış ve tüm başkan adaylarından benzeri çalışmaları talep etmiştim.
    Madem seçim ortamı geçti, hamaseti bir yana bırakarak bir noktayı önemle dikkatinize çekmek isterim.
    Bu dönem işe giriş sınavları için başvuruların yapıldığı, hatta sınavların yapılmaya başladığı dönemdir. Özellikle bankalar ve bağımsız denetim firmaları çocuklar mezun olmadan sınavlarını tamamlıyor ve sözleşmelerini imzalıyorlar.
    O nedenle de bu dönem kaçırılmaması gereken bir zamandır ve yapılması gereken de söz konusu kurum ve kuruluşlarla mezun adaylarımızı bir araya getirecek ortamlar hazırlanmasıdır. Kariyer Günü şeklinde yapılabilecek bu çalışma için Fakültemizin salonlarında bir ortam hazırlanmasını ve sizinde yönetim kurulunuzla beraber başında (tam zamanlı) olmanızı diliyorum.
    Böylece çocuklarımızın geleceğine büyük katkı yapabileceğinizi düşünüyorum. Çünkü bahsettiğim yazımda da belirttiğim gibi Mülkiyeliler Birliğinin Varlığı Fakültemizin Varlığına bağlıdır. Onu güçlendirecek her adım (Kariyer Günü Gibi) Birliği de güçlendirecektir.
    Saygılarımla
    Selim SOYDEMİR
    1983 iktisat Maliye

  4. Kamil Kasacı

    Sevgili Mülkiyeliler, Değerli Başkanım,

    Öncelikli olarak Mülkiyeliler Birliği Genel Başkanlığına seçilmenizden dolayı sizi, sizi destekleyenleri ve size oy vermese bile Ankara’dan ve yurdun dört bir yanından bu Genel Kurula katılarak tercihlerini bildiren tüm Mülkiyelileri kutluyorum.

    Mülkiyeliler Birliği Genel Başkanlığı son dönemlerde biraz etkisini yitirmiş gözükse de, son derece onurlu ve değerli bir makamdır. Bu makama seçilmiş ve bu görevi yapmış eski başkanlarımızı da bu vesileyle kutlamak isterim. Bu camiaya emek vermiş, işinden gücünden, ailesinden vaktini ayırarak bazen 24 saat ömrünü, emeğini buraya vermiş tüm başkanlara ve üyelere selamlarımı iletmeyi de görev sayıyorum.

    Bizler “siyaset” kavramını ruhumuzun derinliklerinde hissederek büyüdük. Bu anlamda Siyasal Bilgiler Fakültesi bizim için bir okul olmaktan öte bir aile gibidir.
    Bu ailenin başına Genel Kurullarda seçtiğimiz başkanlarımız da hepimizin başkanlarıdır, öyle anlamamız, öyle kabul etmemiz gerekir. O nedenle “Başkanım” ifadesini vurgulayarak kullandım.

    Genel Kurul’da kimi desteklemiş olursak olalım, kime oy vermiş isek verelim, Genel Kurul geride kalmış, Mülkiyeliler Birliği’nin 2 yıl için yönetecek yönetim ve başkanı belli olmuştur. Bu iki yıl için Başkan ve yönetim onlardır, bizler adına onlara oy vermiş, ya da vermemiş hatta Genel Kurula bile katılmamış, tüm üyeler adına, hatta üye olmamış tüm Mülkiye ( SBF ) mezunları adına Birliği yöneteceklerdir.

    Bize düşen görev, onları kutlamak, işlerini kolaylaştırmak ve yardımcı olmaktır.

    Elbette Yüksek Danışma Kurulu toplantılarında ve başka vesilelerle, bizlere Seçim Bildirgelerinde verdikleri sözleri tutmaları, taahhütlerini yerine getirmeleri için takipçi olacağız. Artık bu iş bitti diyerek kenara çekilmeyeceğiz. Genel Kurul’daki o heyecana ve coşkuya sahip çıkacağız. Her şeyden önce kendi sivil toplum örgütümüze sahip çıkacağız.

    Biz ne kadar çok katılımcı olursak, ne kadar işin içinde olursak, ne kadar parmağımız taşın altında olursa özlemlerimiz, isteklerimiz o kadar kolay gerçekleşir.

    Bunun için de pozitif duygularla yapıcı bir izleyicilik ve katılımcılık içinde olmamız gerekir.

    Artık geçtiğimiz 4 yılın hepimizin bir şekilde katkıda bulunduğu, karşılıklı yıpratıcı ikliminden çıkıp işlere yoğunlaşmamız, Mülkiyeliler Birliğini kendi doğal işlevine geri getirme çabasında birlikte hareket etmemiz gerekir.

    Sevgili Sevilay Başkan,

    Ceride-i Mülkiye için söylediğiniz destekleyici ve yapıcı ifadeler içinde teşekkür ediyoruz. Bizler her zaman camianın bir aynası olmaya devam edeceğiz. Ve hep güler yüzlü olmaya çalışacağız. Ama eğer yüzümüz gülmüyor ise bilin ki, camianın da yüzü gülmüyor olacak.
    Mülkiyeliler Birliği bizim en üst örgütümüz, Ceride-i Mülkiye, Birliğin her türlü duyurusunu yapacağı ve hem üyelerine hem henüz üye olmamış Mülkiyelilere ulaşması için değerlendirebileceğiniz bir mecra olacak.

    Sevgili dostum Selim Soydemir’in bu önerisini de çok önemsiyorum. Bu konuda da üstümüzde düşeni yapmaya hazırız.

    Seçim her zaman, en iyi seçimsizlikten iyidir. Coşkulu ve heyecanlı bir seçim geçirmiş Mülkiyeliler olarak hep birlikte “taze bir başlangıç” yapmak ve yeni beyaz bir sayfa açmak üzere tüm Mülkiyelileri selamlıyorum.

    Kamil Kasacı
    1976 – 1983 Mülkiye ( SBF )

  5. Muzaffer

    Siyasal Mülkiye Grubunun açıklamasında 1 parağraftaki birlik beraberlik dayanışma çağrınız ile 2. parağraftaki ilkesiz çıkar birlikteliklerinin önünü kestik açıklaması timsahın gözyaşı dökmesi gibi.Hem avını yiyeceksiniz.hemde seçimi kazanma imkanı ve birlikteliği önceden sağlama olanağı var iken seçim sonucunun negatif çıkması ile birlikte takiyyeci yaklaşım içeren bu tür yaklaşımı mülkiyeyi bitiren hiç kimse inanmaz.374+329= 703 yapması gerçeğini yok edemez.İlkeli birliktelik ve dayanışma seçimden sonra açıklanmaz.Seçim öncesi açıklanır.Seçimi kaybetmenin hayal kırıklığı ile başka grupları zan attında tutmak isteyen ilkesizlik suçlaması amaçsız bir davranıştır.Ayrıca ikinci olduk açıklamasıda bir pişmanlık savunmasından başka bir şey değildir.Burada seçimin sonucuna sayğı gösterme açıklamanız bile gereksiz bir açıklamadır.Bunu her Mülkiyeli bilir.Açıklamadaki tek doğru nokta Doç Dr.Sevilay Çelenk Üstadın ve Gelenekten Geleceğe Grubunu Tebrik etmenizdir.Bunu bütün gruplar yapmıştır.Zaten Birlikte yönetelim Grubu ve Sayın İhsan Fevzibeyoğlununda yeni oluşan yönetime karşı herhangi bir olumsuz.Açıklaması olmamıştır.Biz böyle bir açıklama okumadık.Burada biz grup olarak ikinci olduk açıklaması çocukça bir açıklamadır.Burada ikincilik yarışması değil Birincilik yarışması yapılmaktadır.Yani Siyasal Mülkiye grubu Ana Muhalefet olduğunumu ima etmektedir.Seçim öncesi yapılabilecek tüm ittifaklar seçimin bir sonucudur.Bu tür açıklamaların hiç bir kıymeti harbiyesi yoktur.Abes ve gereksiz bir seçimi kaybetme hayıflanmasından başka birşey değildir.Saygılarımla ARZ ederim.Tüm mülkiyeliler ve gruplar bizim için eşit ve aynı değerdedir.Her grupla seçim öncesi ittifak kurma çabası seçimin bir geregidir.Bu gruba Gelenekten Geleceğe grubu dahil tüm grupların en doğal haklarıdır.Böyle ağlaşmalar Hiç bir Mülkiyeli gruba yakışmaz.Seçim Bitmiştir.Bazı gruplar demekki hala seçim atmosferinden çıkamamıştır.Bu gün yapılacak devir teslim töreninde Birlikte yönetelim grubu Mülkiyeliliğe yakışan bir devir teslim töreni yapacaktır.seçimi kaybetmenin pisikolojisi ile bu tür açıklamaları doğru bulmuyoruz.Birlikte Yönetelim Grubu Bilinçli ve Mülkiyelilerin çıkar,Menfaat ve Toplumumuza yaptığı öncülük Konusunda iki Yılda yaptığı faaliyetler ortadadır.Yaptığı her eylemin ve uygulamanın arkasındadır.

  6. Öner Bilge Sülükçü, ÇEEİ 2000

    Siyasal Mülkiye Grubu’ nun kutlama yazısı, sanırım bir “kutlama”nın sınırlarını aşıyor ve seçim sürecine ilişkin, grupları açısından yaptıkları değerlendirmeleri, okuyanlarla da paylaşma niyeti yaşıyor. Dolayısıyla değerlendirmelerine değinmek için kendimi, kendilerinden izin almış sayıyorum.

    Öncelikle kendilerince çokca dile getirilen “kavga ortamı” “barış dili” vb. ifadeler, o kavganın ve gereken barışın sebeplerine dokunmadıkça sadece hoş ve mutedil dilekler olmaktadır. O sebepler, haberdar mülkiyelilerce çok iyi bilinmekte ve değişik yorumlara kavuşturulmuş durumdadır. Ama ifade, bu barışcıl dilin egemen olması sayesinde demokratik bir seçimin yaşanmasına bağlanırsa, akla bazılarının seçim sandıkları başında, genel kurul salonunda, üyelik işlemleri konusunda vb. vb. “sadece seçimi kazanmaya yönelik” tavırları geliyor. Bu tavırlar, h e r z a m a n demokratik geçen seçimlerimizde ne yazık ki bir şekilde can sıkmaya devam ediyor. Ama sadece can sıkıyor işte, bazı arkadaşlarımız niçin böyle yapar ki dedirtmecesine… Barışa gereğinden fazla bu tarzda vurgu yapmak, birliğimizin ve seçimlerimizin holiganlarla dolu tribünler olduğu gibi bir algı da yaratabilir. Ayrıca kavga tabir ettiğimiz ayrışma, eğer 2010 seçimlerinde topluluğumuzu tam ortadan ikiye bölerek doruğa çıktı ise ve 2012 seçimlerinde de etkisini gösterdi ise sadece kişisel bürokratik kariyerist vb. eğilimlerle açıklanamayacak demektir. ( bu temelde açıklanabilecek tavırlar elbette yaşandı ve hukuk zeminine de taşındı; ayıp oldu ama bunlar tasnif dışı diyelim) Öyleyse ayrışmayı soyut barış çağrıları yerine iş ve üretim sürecinde kaynaşmaya dönüştürmeli; üzerini örtmemeli ki, bakalım altında ne varmış; dervişlerin zikirleri her zaman fikirleri miymiş. Bu arada, topluluğun demokratik akademik mali ve mekansal gündemi üzerinden, elbirliği ederek “karışacak” olanların, “barışıp” barışmayacaklarına da küsenleri karar versin.

    Yazıda bir de ortak ilkelerden söz ediliyor. Bu ilkeler erafında tutarlı duruşları ile ilkesiz çıkar birlikteliklerinin engelelenebildiği söyleniyor. Öncelikle mülkiyeliliğin zaten kendiliğinden bir takım ortak ilkeleri barındırdığını ve bu ilkeler etrafında birleşmek için hiçbir mülkiyelinin, bir diğerinin tutarlılığına ihtiyacı olmadığını hatırda tutalım. Bu tespit daha heterojen bir topluluk veya daha kapsamlı bir örgüt düzeyi için anlaşılabilir olurdu ama şimdi sadece SM grubunun bir iddiası olabilir. Tutarlılık, akıl veya iş yürütülürken gözetilen uyum, sınanabilirlik doğrulanabilirlik, birbiriyle etkileşen durumlar çıkarsamalar, genel olarak mantıksal sıralama ve/veya sınıflandırma ise zaten ilkesel düzeyde gereksinilmez. Tutarlılık asıl olarak uygulama düzeyinde kendini dayatır. Hani bazen, “kırmızı çizgi” denilen teknik belirlemelerle… Dolayısıyla kırmızı çizgilerinin tonları aynı olanların seçimlerde bir araya gelmeleri gereklidir de. Sanırız SM yazısında eleştirilen ilkesiz birlikler, işte bu çizgileri aynı renk olmayanların “ittifak” yapmalarıdır. Ne diyelim, sadece seçim kazanmak amacıyla oluyor bazen böyle şeyler.

Yorum yaz

Arşivde ara

Tarih bazında ara
Kategori bazında ara
Google bazında ara

Foto Galeri

Giriş | Tasarım Gabfire themes