Sıcak Ülke Küba – Emin YEĞİNER

 Yaşanan her hoş anı bellekte güzel izler bırakır ve yıllar geçtikçe değerini ve güzelliğini korur.Ben de bu anılarımı ve gördüğüm yeni bir yeri ve tanıdığım yeni insanları sizlerle paylaşıp, aktarmaya çalışacağım. Umarım bir gün Sizler de oralara veya daha güzel yerlere gidip bizlerle paylaşırsınız.

Efendim, bizim okuldan mezun ve MB İstanbul  Şubesi yönetiminde görevli Haluk Yurtkuran arkadaşımızın Oasis isminde bir turizm acentası var. Bu arkadaşımız geçen yıl 1 Mayısta Küba gezisi düzenlemişti. Gidenlerin tadı damağında kalmış, anlata anlata bitiremediler. Bu yıl bu geziyi tekrar düzenlediler.

29 Nisan Pazar sabahı erkenden önce Madrid’e uçtuk. Grubumuz 25 kişiydi. 11 Mülkiye mezunu, 6 kişi Mülkiye yakını(eş ve çocuk), 8 kişi ise başkalarından duyarak gelen katılımcılardı.

Madritte Havana uçağına 7 saat süre vardı. Şengen vizesi ya da yeşil pasaportu olanlar metroyla Madrid’in içine indik. Biz daha önce görmüştük. Anılarımızı tazeledik. Bir ara sağanak halinde yağmur yağdı ve sonra güneş açtı. Madrid sokaklarında grup halinde yürüdük. Bir tapasta atıştırdık, kimimiz şarap, kimimiz bira içtik Çok keyifliydik.

Akşam 17.00 gibi Havana uçağı kalktı. Yolculuk 10 saat sürdü. Yerel saatle gece 21.00 gibi Havana’ya indik. Bir rutubet, sormayın. Hava da sıcak. Sizleri yanık tenli, kara derili, melez ya da beyaz insanlar karşılıyor. Otel’e giderken yol boyu palmiye ağaçları var. Şehir ışıkları soluk. Öyle Avrupa ya da bizim İstanbul ve Ankara caddeleri gibi ışıl ışıl değil. Yollarda farları biraz donuk eski Amerikan arabaları var.

Otelimiz Havana Libre, yani Özgürlük Oteli, devrimden önce Hilton işletiyormuş. 25 katlı devasa bir bina . Devrimden sonra Fidel Castro ve arkadaşları burayı karargah olarak kullanmışlar. Girişte Castro, Guevera ve diğer devrimcilerin fotoğrafları var. Ancak otel Küba için yüksek bir standartta olmasına rağmen, Türkiye şartlarına göre bence en fazla 3 yıldız…

Sabahleyin kahvaltıdan sonra Havana turu yaptırdılar. Havana 1500 lü yıllarda kurulmuş koloniyel bir şehir. 2 milyon civarında nüfusu varmış. Şehir eski ve yeni olmak üzere iki kısımdan oluşuyor. Binaların çoğu İspanyol koloniyel tarzda.


Küba’da 3 çeşit etnik grup, halk yaşıyor. İspanyol kökenli beyazlar, köle olarak getirtilip çalıştırılan ve sonradan özgürlüklerine kavuşan Afrika kökenli siyahlar ve melezler. İnsanlar fakir, ama çok mutlu, sıcak kanlı, cıvıl cıvıl, hep oynuyorlar,kanları kaynıyor. 59 devriminin izleri hala sürüyor. Fidel Castro ve Che Guevera’nın her yerde fotoğraf, izleri v.s. görüyorsunuz. Devrimleriyle gurur duyuyorlar.

Yalnız sosyalizm biraz delinmeye başlamış. Amerikan ambargosu sürüyor. Sadece İspanya, Fransa, Kanada, Meksika , Moskova ve Venezüella üzerinden uçuş var. Çoğu temel ihtiyaç maddeleri bulunmuyor ve çok pahalı. Biraz turizme açılmışlar, ufak çaplı özel girişime de izin vermişler. Ülkede iki para birimi var. Biri Kübalıların kullandığı pezo, bir de turistlerin kullandığı konvertibl pezo. İkincisi Kübalılar için zor. Ya sizden konvertibl pezo istiyorlar, ya da sabun,şampuan, kalem gibi ihtiyaç maddeleri talep  ediyorlar. Ülkede çoğu temel ihtiyaç maddesi yok, kalitesiz, marketlerde satılanlara ise konvertbl parası olmayan halkın ulaşması çok güç. Onlar da ekonomiyi bir şekilde delmişler, konvertbl pezo elde etmeye çalışıyorlar. Dağılana kadar Sovyetler Birliği’nden destek alıyorlarmış. Şimdi Venezüella ve Çin yardım ediyor.

Ülkenin en önemli tarım ürünleri şeker kamışı ve tütün. Dolayısıyla puro ve rom üretimi de çok fazla. Sokaklar hep neşeli insanlarla dolu. Koloniyel, sömürge dönemindeki İspanyol binalarını korumuşlar. Lokanta ve barlar çok miktarda. Her eğlence yerinde mutlaka en az 3 kişilik, gitar, vurmalı aletler vs den oluşan müzik grupları var. Sürekli çalıp oynuyorlar.

En önemli ve yaygın içkileri Mojito.  Rom, soda,tonik,şeker ve buz karışımından yapıyorlar. İçine taze nane yaprağı koyuyorlar. Çok nefis bir şey. Ayrıva Pinacolado diye hindistan cevizi sütü, rom, buz karışımı bir içkileri var. Bir de ben bal ve rom karışımı Çançarayı çok beğendim.

Yemekleri fazla çeşitli değil. Tavuk, et ve balık var ama sert pişiriyorlar. Bir de her yemeğin yanında İspanyolların paellasına benzer pilav var. Havuç, patates bol miktarda.


Görülecek tarihi yerleri çok fazla. Devrim Müzesinde devrimin anıları sergileniyor. Santa Clara’da Che’nin ve 30 arkadaşının mezarları ve anıtları var. Bolivya’da bulunan kemiklerini buraya getirip anıtsallaştırmışlar ve eşyalarını koymuşlar. Bir duvarda Che Guevera’nın ve 30 arkadaşının kabartma büstleri, resimleri var. Kemikleri o resimlerin arkalarına koymuşlar.

2 gün Trinidat denilen Küba’nın güney sahillerinde deniz kıyısı bir şehire götürdüler. Sokakları bizim 50 ve 60 lı yılların Anadolu şehirleri gibi dar, at arabaları var. Denize girdik. Çok güzeldi.

Eski İspanyol burjuva ailelelerinin konaklarını müze olarak saklıyorlar. Eski değerleri çok önemsiyorlar.

Trinidat’dan Havan’ya döndükten sonra Ernest Hemingway’in konakladığı ve Çanlar Kimin İçin Çalıyor romanını yazdığı Ambos Mundos Otelinde kaldık. Burada Hemingway’in kaldığı 511 no.lu odayı müze haline getirmişler. Bir de yine Hemingway’in İhtiyar Balıkçı’sını yazdığı köye gittik.

Son gün Pınar de Rio bölgesine ve Vilares vadisine gittik. Burada Kübanın ilk yerleşik halklarındah olan Kızılderililerin yaşadığı bir mağarayı ziyaret ettik ve bir yeraltı nehrinde dolaştık. Muhteşemdi.

Küba’da tıp eğitimi çok ileri düzeyde ve çok yaygın. Tam 20 tane tıp fakültesi varmış. Sağlık Hizmetleri mükemmel.

Küba’da metro yok. Toplu ulaşım eski otobüslerle sağlanıyor. Bol miktarda Amerikan arabası var. Rengarenk. Bir kısmı taksi, bir kısmı şahısların özel. Bu taksiler dolmuş yapıyorlar. İstanbul’da veya özellikle Ankara’da yaşayan arkadaşlar fotoğrafları görünce bu arabaları hatırlarlar. Bir de arkasında iki kişi taşıyabilen çek çek benzeri bisikletler var. Faytonlar var.


Amerikan arabalarının en yenisi 58 model. Ford’lar,Chevroletler, Buick’ler, Ploymouth’kar, Dodge’ler v.s. 59′da devrim olduğu için 59 model ve sonrası Amerikan arabası yok. Bunlardan sonra Sovyet yardımı sırasında gelen Rus Arabaları Ladaları görüyorsunuz. Çinliler de bol miktarda otobüs yollamış. Biz bu otobüslerden biriyle gezdik. En yeni arabalar Kia ve Hyundai . Bunları da yurt dışına görevli gidenler getiriyormuş.

Küba’da konut sorunu var. Aileler bu yüzden kalabalık oturuyorlar.

Sizlere anlatmak istediğim en önemli ve en heyecanlı olay 1 MAYIS GÖSTERİLERİ.   O gün sabah saat 6.00′da karanlıkta yollara düştük. Yollar bir kalabalık, bir kalabalık. Biz ellerimizde Türk Bayrakları ve Mülkiye pankartı yürüyoruz. Uruguay’dan , Venezüella’dan ve pek çok yabancı ülkeden insanlar gelmiş. Bizim Türk Bayraklarına çok ilgi gösterdiler. Doktorlar, hemşireler, temizlik işçileri, vs bir sürü kortej. Ellerinde pankartlar ve bayraklar binlerce insan. Devrim Meydanında ve meydana açılan yollara doluşmuşlar. Devrim Komitesinden bir kişi konuşma yaptı ve Raul Castro’nun selamlarını yolladı.

Yalnız tören insanların Devrim ve Devlet Komitesinin önünden yürüyüşle 8.00 gibi çabucak bitiverdi, çok kısa sürdü. Öyle fazla eğlence, şarkı, marş yoktu. Bizler Türkçe 1 Mayıs marşını söyledik. Etrafta fazla polis de yoktu. Düzeni gençler sağlıyorlardı. Hiç olay çıkmadı. Biber gazı sıkılmadı ve kimse coplanmadı:)))) Ancak tören kısa ve sönük geçti. Törenlerde çok sayıda Türk vardı.

Küba iklimi tropikal ve nemli. Biz oradayken bir kaç gün yağmur yağdı. Bizim bildiğimiz 4 mevsim orada yok. Orda fırtınalı, yağmurlu v.s diye mevsimler ve dönemler ayrılıyor.

Kısacası tadı damağımızda kalan ve çok eğlendiğimiz keyifli bir gezi oldu. Avrupa’dan değişik bir yer, farklı iklim, farklı doğa, sıcak kanlı insanlar. Zaman sanki dondurulmuş. İnsanlarıyla, binalarıyla, arabalarıyla, şarkılarıyla, danslarıyla, içkileriyle, doğasıyla rengarenk, cıvıl,cıvıl, sıcak kanlı bir ülke.

Gitmenizi ve Latin Amerika kültürünü yaşamanızı şiddetle öneririm.

Emin Yeğiner

URL: http://cerideimulkiye.com/?p=25182

Editör - 7 Haz 2012. Kategori Bizim Meydan, Gezmeye Gitmek, Yaşam, Yazarlar. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

Arşivde ara

Tarih bazında ara
Kategori bazında ara
Google bazında ara

Foto Galeri

Giriş | Tasarım Gabfire themes