İş sürekliliği neden çok önemli? | Ceride-i Mülkiye

İş sürekliliği neden çok önemli?

Elektronik ticaret ve bilişim teknolojilerinin hayatımızın her alanına girmesiyle birlikte, sistemlerin çalışır durumda olmasına daha bağımlı hale geldik. Dell Türkiye Veri Depolama Sistemleri İş Geliştirme Müdürü Şükrü Ergür’ün konu hakkındaki görüşlerini sizlerle paylaşıyoruz.

Elektronik ticaret ve bilişim teknolojilerinin hayatımızın her alanına girmesiyle birlikte, sistemlerin çalışır durumda olmasına daha bağımlı hale geldik. Herhangi bir nedenle kullanılan altyapının zarar görmesi sonucu verilen hizmetlerin kesintiye uğraması, günümüzde şirketleri büyük zarara uğratıyor. BT’ye dayalı iş gören kurumların bu riskleri görerek önlem almaları çok önemli.

Hizmetlerin kesintiye uğraması, doğal afetler nedeniyle olabildiği gibi teknolojik problemlerden de kaynaklanabiliyor. Deprem, yangın ve sel gibi doğal afetlerin şirketlerin veri merkezlerine zarar verdiğini hepimiz biliyoruz. Yaygın olarak bilmediğimiz şey ise bu doğal afetlerden daha çok yaşadığımız ve hizmetlerin durmasına neden olan diğer afetler. Donanım hataları, yazılım hataları, kullanıcı hatası, kasıtlı işlemler gibi…

Sistem mi daha önemli, yoksa veriler mi?

İş sürekliliği söz konusu olduğunda, öncelikle kurumların mevcut verilerinin korunması en önemli hedef olarak karşımıza çıkıyor. Zarar gören sunucu sistemleri yenisiyle değiştirildiğinde, yazılımlar ve veriler yüklendiğinde hizmete devam edebiliyorsunuz. Ancak veri kaybedilmişse bu verileri tekrar oluşturmak çok zor veya imkansız olabiliyor. Bu nedenle iş sürekliliğinde verilerin korunması en önemli önceliklerden biri olmalı.

Bilişim teknolojileri açısından iş sürekliliği, her türlü oluşabilecek sorun karşısında ve iş hayatının gelişen ve yükselen ihtiyaçları doğrultusunda, devamlı erişilebilir bir bilgi sunum altyapısının planlanması, oluşturulması ve çalıştırılması olarak tanımlanıyor.

İş sürekliliği çözümlerinin yalnızca doğal afetler gibi yıkımlarda değil, normal çalışma koşullarında da oluşabilen veya öngörülebilen sorunlarda da veri sunumun kesintisini en aza indirmesi bekleniyor. Veri zedelenmeleri, veri merkezinin taşınması veya sistemlerde donanım veya yazılım yükseltme çalışmaları her kurumun normal çalışması içinde yapması ve tamir etmesi gereken süreçler. Bu çalışmaların da klasik anlayışla yapılması, kısa veya uzun kesintilere yol açıyor.

Hangi veri sizin için daha önemli?

Dell Türkiye Veri Depolama Sistemleri İş Geliştirme Müdürü Şükrü Ergür

Felaket önleme projelerinde iki önemli tasarım kriteri bulunuyor. Bunlar sistemlerin çalışmasının kurum için ne kadar önemli olduğunun ve bu sistemlerin tuttuğu verilerin kurum için ne kadar önemli olduğunun belirlenmesi sonrasında tercih ediliyorlar.

Örnek olarak bir firewall sunucusunu ele alalım. Bu sunucu sisteminde tutulan verilerden çok sistemin çalışır durumda olması çok daha önemlidir. Diğer bir örnek olarak da kurumun en hayati verilerinin tutulduğu veritabanı sunucusunu düşünelim. Bu sunucunun hem herhangi bir kesinti sonrasında çok hızlı bir şekilde ayağa kaldırılması, hem de üzerindeki verilerin kaybının önlenmesi gerekir.

Bir kesinti sonrasında uygulamaların çalışır hale getirilmesi için hedeflenen zaman dilimine “Recovery Time Objective” (RTO) adı verilir. Bu ayağa kaldırılan uygulamaların en çok ne kadar veri kaybına maruz kalabilecekleri ise “Recovery Point Objective” (RTO) olarak adlandırılmaktadır.

İş sürekliliğinin devamı için ne yapmalı?

Kullanılan donanımın mümkün olduğunca yedekli yapıda olmasına dikkat etmek gerekir. Sunucularda yedekli güç kaynağı, IO yapan kartların yedekli olması gibi.

Sunucu arızaları için kümeleme yazılımları veya sunucu aktarımı (failover) yapabilen sanallaştırma çözümlerine ihtiyaç vardır.

Veri depolama sistemlerinin tamamen yedekli yapıda olup herhangi bir parçasının arızalanması durumunda çalışmaya devam edecek yapıda olması gerekir.

Verilerin teyp veya tercihen disk sistemlerine yedeğinin alınması şarttır. Bu yedekleme işlemlerinin günde bir kere değil, birden fazla yapılabilmesi tercih sebebidir.

Alınan yedeklerin başka bir konuma gönderilmesi, kartuşların farklı bir konuma taşınması veya disk tipi yedekleme yapıyorsak bu yedeklerin başka bir konuma kopyalanması göz önünde tutulmalıdır.

Alınan yedeklerin doğruluğunun kontrol edilmesi gerekir. Bu maalesef en az önem verilen konulardan biridir.

Veri depolama sisteminin üzerindeki verilerin kendi üzerinde kopyası alınmalıdır. Bu kopyalar doğal afet dışındaki olası veri kayıplarına karşı çok yakın (düşük RPO) ve çok hızlı (düşük RTO) geri yükleme yapmamızı sağlayacaktır.

Veri depolama sistemlerinin üzerindeki verinin senkron veya asenkron olarak farklı bir konumdaki veri depolama sistemine kopyalanması yapılmalıdır. Değişik yöntemlerle yapılan bu işlem verilerimizin doğal afetlere karşı korunmasını sağlayacaktır.

Yukarıda sayılan metodların bir kısmını veya hepsini uygulayabilirsiniz.

En önemlisi ise herhangi bir afet durumunda insana ihtiyacı olduğunu ve sistemlerin sürekli çalışmasını sağlayan kişinin her zaman BT uzmanlarınız olduğunu hiç unutmamalısınız.

Kaynak-BTnet

URL: http://cerideimulkiye.com/?p=31587

Editör - 29 Nis 2013. Kategori Ekonomi, Girişimcilik. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

Arşivde ara

Tarih bazında ara
Kategori bazında ara
Google bazında ara

Foto Galeri

Giriş | Tasarım Gabfire themes