Salıpazarı (Kuşdili Çayırı) yeşil alan olmalı ! (11 Mayıs 2013) | Ceride-i Mülkiye

Salıpazarı (Kuşdili Çayırı) yeşil alan olmalı ! (11 Mayıs 2013)

Salıpazarı (Kuşdili Çayırı)

*Büyütmek için resme tıklayın

1970 li yılların başlarına kadar Yeldeğirmeni’nde haftada 2 gün pazar kuruluyordu.

Salı günleri Uzunhafız Sokağı’nda, cumartesi günleri ise İskele Sokağı’nda kurulan bu pazarlar özellikle sebze ve meyvelerin üreticiden tüketiciye ucuz ve taze bir şekilde ulaşmasını sağlıyor, ayrıca semtin dışından gelen birçok insana da hizmet verebiliyordu. Ancak İskele Sokağı’nda Osmangazi İlkokulu ve Kemal Atatürk Ortaokulu’nun bulunması ve o zamanlarda cumartesi günleri öğleye kadar eğitimin devam etmesi sebebiyle, İskele Sokağı’ndaki “cumartesi pazarı” da Uzunhafız Sokağı’na alınmış ve bu sokakta haftada 2 gün pazar kurulur olmuştu.

1970 li yıllarda, sokak içindeki evlerde oturan insanlara rahatsızlık vermesi sebebiyle, pazar yerinin Ayrılık Çeşmesi Mezarlığı’nın arkasından Kızıltoprak’a kadar devam eden Taşköprü Caddesi’nin alt kısmına taşınmasına karar verilmişti. O zamanlar henüz bu caddede Söğütlüçeşme Caddesi üzerindeki köprü yapılmamıştı. Cadde, Özdemiroğlu İlkokulu ve Verem Savaş Derneği arasından rampa aşağı iniyor, Söğütlüçeşme Caddesi’yle kesişerek Mahmut Baba Türbesi’nin yanına geliyor ve Kurbağalıdere üzerindeki köprü ile Fenerbahçe Stadı’nın arkasından Kızıltoprak’a bağlanıyordu. Bu yokuşun Kurbağalıdere’ye kadar olan bölümlerinde salı ve cumartesi günleri pazar kurulmaya başlanmıştı.

1980 li yıllarda, Söğütlüçeşme Caddesi üzerine köprü yapıldığı için Pazar Yeri Kuşdili Çayırı’na nakledildi. Kuşdili Çayırı o yıllarda koruluk ve çayırlık özelliğini kaybetmemişti. Pazar yeri kurulmaya başlandıktan sonra, ağaçların yok olduğu ve tabanın da betonlaştığı bu alan giderek çayırlık ve koruluk özelliğini kaybetmeye başladı.

1990 lı yıllarda ise, cumartesi günleri Fenerbahçe Stadı’nda maç oynanması dolayısıyla oluşan seyirci kalabalığı, alanın otopark olarak kullanılması ve trafik yoğunluğu sebebiyle, cumartesi günündeki “pazar yeri kurulması” işi cuma gününe alındı. Yani bu yıllardan itibaren Kuşdili Çayırı’nda Salı ve Cuma günleri Pazar kurulmaya başlandı.

İşte, Salı Pazarı olarak bilinen bu alan aslında Kadıköy’ün tarihi Kuşdili Çayırı ve Koruluğu’dur.
Kurbağalıdere’deki kurbağaların sesini, üzeri örtülü kafeslerdeki saka, iskete, florya kuşlarına dinleterek, onların kanarya gibi “makara çekmesini” sağlayan kuşbazların, bu olaydan dolayı “Kuş Dili” adını verdikleri dere ve çayır, en az 100 yıldır Kadıköy Tarihinde yer almaktadır.

Kadıköylüler, 1900 lü yılların başlarında buradaki dere kenarında “piyasa yaparlar” ,diğer taraflarda piknik, panayır gibi etkinliklerde bulunurlardı. Daha sonra uzun yıllar Bayram Yeri olarak ta kullanılmış olan bu çayırda Fenerbahçe Spor Kulübü Lokali, Hamdi’nin Gazinosu, Tramvay Deposu olarak bilinen hangarda Kuşdili Sineması gibi önemli sosyal tesisler vardı.
Kadıköy için çok önemli tarihi anıları olan bu alanı, günümüzde hiç kimsenin koruluk ve çayırlık olarak hatırlamaması üzüntü vericidir.

Kuşdili Çayırı sadece Doğal SİT değil aynı zamanda Tarihi SİT olarak ta değerlendirilmelidir. Henüz kaybolmamış olan bu alan, üzerindeki beton kaldırılarak tekrar eski doğal haline kavuşturulabilir. Bir köşesinde pazar yeri kurulmasında ise hiçbir sakınca yoktur. Zira pazarlar halkımızın geleneğinde yer almış sosyal bir olaydır.

Diğer yandan bu alanın 1981 yılında Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından “Eski Kuşdili Çayırı” Doğal SİT alanı olarak tescil edildiğini ve 1994 yılında Kadıköy Merkez Planı olarak bilinen 1/5000 ölçekli Nazım Planda Açık Otopark, Pazar Yeri ve Kentsel Hizmet Alanı olarak ele alındığını görebiliriz.

2002 yılında ise 2 nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’na İBB tarafından bu alanla ilgili “Kuşdili Çayırı ve Çevresi Projesi” adı ile bir düzenleme projesi getirilmiştir. Kurul bu tarihte alanın 3 ncü Derece Doğal SİT olarak değerlendirilmesine karar vererek getirilen düzenleme projesini uygun bulmuş, ancak 1994 planının bu projeye uygun şekilde tadil edilmesini istemiştir.

10/ 10/ 2006 tarihinde bu plan ve aynı düzenleme projesi, 5 nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’na İBB tarafından tekrar getirilmiştir.5 nolu Kurul, 1/1000 lik Koruma Amaçlı Plan hazırlanmadan,1/5000 lik Plan içinde Kuşdili Çayırı’nın çerçeveye alınarak korunacak bölge olarak gösterildiği bu plana rapor yazmamıştır.

13 Nisan 2007 tarihinde konu ilgili kurula tekrar geldi, kurul burası için daha önce alınmış olan SİT alanı kararının devamına ve eski planlarda yerleri belirlenen ağaçların tekrar eski yerlerine dikilmesine karar verdi.

13 Haziranda ise bilinen proje kurula sunuldu ancak oldukça tartışmalı geçen toplantıda herhangi bir karara varılamadı.
O toplantıdan bir süre sonra kurul müdürü değişti, zaten iki ay kadar öncesinde de bir kurul üyesi değiştirilmişti. 18 Temmuz’da bilinen Alış Veriş Merkezi Projesini kapsayan “koruma amaçlı uygulama planı” tekrar kurula geldi. 1/5000, 1/1000 planlar 688 sayılı kararla, proje ise 689 sayılı kararla aynı toplantıda kabul edildi. Böylece SİT alanı kararı kaldırılmadan, bu proje adeta koruma amaçlı uygulama projesi olarak kabul edildi.

Merak ettiğim şey şu; bu proje gerçekleştirilip, o yapı bütün alanı kapladığında o bölge nasıl korunmuş olacak? Proje, kapladığı 12.000 m2 alanla neredeyse meydanın tamamını doldururken çayır ve koruluk vasfı nasıl korunabilecek? 13 Nisan’daki toplantıda bu alanın ağaçlandırılması kararı alınmışken o toplantıdan sadece 3 ay sonra ağaçlandırma planı bir kenara bırakılıp buraya böyle bir yapının yapılması nasıl kabul edilebilir?

Üstelik kurul toplantısından 1/1000 ve 1/5000’lik planlar ile projeler bir kerede geçti. Gerçi kararı bölmüşler, projeyi 689 sayılı kararla, 1/1000 ve 1/5000’lik planları ise 688 sayılı kararla kabul ediyorlar ama yine de yanlış; önce 1/5000’lik planların onaylanması daha sonra başka bir toplantıda 1/1000’lik planların görüşülmesi gerekir. Sonrasında da 1/1000’lik planlara uygun yapılan proje getirilir ve kurulda görüşülür. Bunların bir sırası olmalı, aynı toplantıda hepsinin birden kabul edilmesi yanlış.

Dikkat çeken diğer bir nokta; kurulun bu 3 ay içerisinde değişen yapısı. Değişimle birlikte, kurulun içinde İBB ağırlıklı üyeler çoğaldı. Yönetmeliğin ilgili maddesi bu konuda “gündemdeki konu ile kişisel ve birinci derece hısımları açısından ilişkisi veya çıkarı olan üye, bu konunun değerlendirilmesi sırasında koruma kurulunun toplantısına katılamaz ve oy kullanamaz” demektedir. Bu maddeyi açarsak, bu cümlede “kişisel ilişki”, “kişisel çıkar”, “birinci derece hısımları açısından ilişki”, “birinci derece hısımları açısından çıkar” vurgulanmaktadır. Burada İBB ağırlıklı üyeler “kişisel ilişki” tanımına uymakta değil midirler? Zira Büyükşehir Belediyesi’nin kendi hazırladığı planı getirip, yine kendi üyelerine onaylatması söz konusu değil midir?

Bu arada, kurulun 13 Haziran 2007 ve 18 Temmuz 2007 toplantılarına Kadıköy Belediyesi’nden bir yetkilinin katılmadığına da dikkat çekmek isterim. 13 Haziran toplantısı kurulda 4’e 4, 18 Temmuz toplantısı ise 5’e 3 oylandı. Yani Haziran’daki toplantıya Kadıköy Belediyesi katılsa oylamayı değiştirebilirdi.

Ancak diğer yandan burada yapılması düşünülen alışveriş merkezinin maket fotoğraflarını tüm halkımız medyada izlemektedir. Ters şemsiye şeklindeki bu alışveriş merkezinin yer altından da Kuşdili Caddesi’ni takiben Altıyol’a bağlanacağı söylentileri duyulmaktadır.

İBB nin bugünlerde adı çok gündemde olan bir inşaat firmasına bu işi ihale ettiğini, ayrıca yapılması düşünülen alışveriş merkezi için oldukça ısrarcı olduğunu da, medyadan açıkça öğrenebilmekteyiz.

Şimdi konuyu birde biz değerlendirelim isterseniz.
Önce ilgili Tapu Sicil Müdürlüğünden araştırma yapıldığı takdirde bu alanın 2/ 2/ 1967-456 yevmiye ile İstanbul Belediyesi Emlak İstimlâk Müdürlüğü tarafından “yeşil sahada kaldığından kaydının terkin edildiği” öğrenilecektir.
Yani İBB bugün üzerinde tapusu olmayan bir mülkü ihaleye çıkarmaktadır.

Ayrıca yine ilgili Tapu Sicil Müdürlüğü’nden araştırılırsa “6 Paf,1 Ada,66 Parseldeki 45990m2 yüzölçümlü alanda 1 gazino bahçesi,1 gazino barakası,1 dükkân,1 kayıkhane,3 baraka kahve,1 sinema ve 1 kahvenin” de bulunduğu görülecektir. Yine bu yıllara ait planlarda buradaki çınar ağaçları tek tek tespitli bir şekilde belirtilmiştir.

Bütün bunlar gösteriyor ki Kuşdili Çayırı sadece Doğal SİT değil aynı zamanda Tarihi SİT Alanı olarak tescil edilmelidir.
Kuşdili Çayırı tekrar eski haline getirilerek, hem insanların nefes alabileceği yeşil bir vaha yaratılmalı, hem de buradaki eski anıların hatırlanması sağlanmalıdır.

Arif ATILGAN

Kaynak-mimdap

URL: http://cerideimulkiye.com/?p=31829

Editör - 7 May 2013. Kategori Kent, Yaşadığımız Kent, Yerel Yönetimler. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

Arşivde ara

Tarih bazında ara
Kategori bazında ara
Google bazında ara

Foto Galeri

Giriş | Tasarım Gabfire themes