“Üniversiteler Fatih Projesi’ne senkronize olmalı”

ODTÜ Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölüm Başkanı, üniversitelerin de Fatih Projesi’ne senkronize olması gerektiğini söyledi.

ODTÜ Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü Başkanı Soner Yıldırım, bu perşembe ODTÜ Kültür Kongre Merkezi’nde başlayacak ve 2 gün sürecek Kampüs Teknolojileri Günleri’13 etkinliği ile kamu ile çözüm üreticilerini biraraya getireceklerini söyledi.

Etkinliğin en büyük bölümünü Fatih Projesi’ne ayırdıklarını bildiren Yıldırım, projesinin başarıya ulaşması için donanım ve yazılım firmalarının biraraya gelip şimdiye kadar yapılanları değerlendirip tartışacaklarını söyledi.
Soner Yıldırım, şöyle devam etti:

“Fatih Projesi, rakamsal anlamda korkunç bir proje. 13 milyon öğrencinin tamamını kapsıyor, tablet dağıtılacak. 470 bin civarı sınıfa akıllı tahta alınacak. 800 bin civarında öğretmene hizmetiçi eğitim verilecek. Ben 1998’den beri Dünya Bankası ve Avrupa Konseyi’nde çalışıyorum. Böyle büyük bir eğitim projesini hiçbir kayıtta görmedim. Bu proje, geçen şubat ayında devreye girince geçtiğimiz yılki temayı Fatih Projesi olarak belirledik. Milli Eğitim Bakanlığı da devlet olarak gelip kendi ihtiyaçlarına cevap verecek firmalarla burada ürün ve çözümleri gördü. Bu yıl da görecek. Firmalar bakanlığa gidip tanıtım yapıyor ama bakanlık bununla fazla da zaman kaybetmek istemiyor hepsi birarada olsun, fuarda, yerinde inceleyelim arzusu var.”

Kampüs Teknoloji Günleri’nde ayrıca değişik konularda yazılımlar sergilendiğini de belirten Yıldırım, her kurulan üniversitenin öğrenci işleri, evrak yönetimi ya da bordro gibi yazılımlara ihtiyaç duyduğunu ve birbirine benzer yazılımlara büyük paralar ödenebildiğini söyledi. Yıldırım, üniversitelerin birbirilerinin veritabanlarını okuyabilen yazılımlara fuar kapsamında ulaşılabileceğini anlattı.

Liseden donanımlı gelen öğrenciler

“İyi bir üniversite olabilirsiniz ama bu, her zaman öğretim yöntemleri ve teknolojilerini çok iyi kullanıyorsunuz anlamına gelmiyor” diyen Yıldırım, şunları söyledi:
“Bunlara çok uzak kaldığınızda çok tehlikeli bir yere doğru gidiyorsunuz çünkü liseden gelen öğrenci o kadar donanımlı gelebiliyor ki, bazen üniversitede karşılaştığı manzara, hem fiziksel koşullar ve öğretim yöntemleri ve kullanılan teknoloji açısından onu hayal kırıklığına uğratıyor. Lisede tablet ve akıllı tahta eğitimi almış gelmiş çocukları ODTÜ’ye sokup kara tahtanın başına koyarsanız çocuk hayal kırıklığına uğrayabilir, ‘lisede bunu yapıyorduk üniversite bu muymuş’ diye. Yüksek öğretim kurumlarının da bir şekilde Fatih Projesi ile senkronize olması gerekiyor.

Zaten bu yeni nesil, akıllı telefonlar sayesinde teknolojinin içinde doğuyor. Biz lisedeyken bilgisayar konsepti yoktu. Biz üniversiteye geldiğimiz zaman uzaktan gördük. Bu çocuklar sosyal medyayı çok iyi kullanıyor. Benim bütün derslerimin Facebook sayfası vardır. Her hafta yüzyüze toplandığımız halde çok fazla kullanıyorum çünkü çocuk orada. Sınıfa gelmiyor ama onu orada buluyorsun. Biz bunun farkındalığını yaratmaya çalışıyoruz.”

Ne yazdıklarını anlamıyorum

Eğitimin, bir mesajın karşı tarafa iletilmesi olduğunu belirten Yıldırım, mesajı iletme yöntem ve araçlarının çok fazla değiştiğini, artık mesajı taşıyan şeyin mesajı da biçimlendirebildiğini söyledi. Yıldırım, “Mesela SMS ya da anında mesajlaşmayı öğrenciler çok sık kullanıyor ve kullandıkları dil ve manaları farklı. Sesli harf kullanılmıyor bazı kısaltmalar kullanıyorlar, inanın bazen ben anlamıyorum, bazılarını asistanlara soruyorum” diye konuştu. Yıldırım, “Ben teknoloji hocasıyım ama 8 yaşındaki kızımla aramızda çok büyük teknolojik uçurum var. Yaşamın hiçbir yerinde nesiller arasındaki fark bu kadar açılmamıştı teknoloji yüzünden. Evlerde iki hatta üç ayrı jenerasyon beraber yaşıyor. Böyle bir farkın 100-150 yılda oluşması gerekir ama şimdi 5 yılda oluşabiliyor. Bu kadar çok kuşak farkı olan bir yerde herkes internette ve aynı evde birbirine mail atıyor. Jenerasyonlar arasındaki ayrışım okullarda öğrencilerle öğretmenler arasındaki iletişimi neredeyse minimuma indirmeye başladı.”

2023’ün tasarımını yapıyoruz

Fatih Projesi’nin yazılımları yerlileştirmeye imkan verdiğini vurgulayan Yıldırım, “Şimdiyi değil 10-15 yıl sonrasını düşünüyorsak şu anda yaptıklarımız 10-15 yıl sonranın tasarımı aslında biz onu tasarlamaya çalışıyoruz. Türkiye için 2023 hedefi kondu. Cumhuriyetin 100. yılı konuşuluyor ama bunu istemekle olmuyor bunu tasarlamanız gerekiyor ve o dinamikleri harekete geçirmeniz gerekiyor. Bilişim sektöründe 2023’ün tasarımını yapıyoruz. Bu genç insanları bu alana yönlendirip motive etmeye çalışıyoruz. ODTÜ 2023’de bir tasarlayıcı, geliştirici olarak yerini alıyor.”

Etkinlikle ilgili detaylı bilgiye www.kampusteknolojileri.com  adresinden ulaşılabilir.

Kaynak-Hürriyet

——————————————-

Bu haberlerde ilginizi çekebilir

-Bilişim Teknolojileri ve Yazılım dersiyle ilgili kararname mecliste!

-Tablet Dağıtmak Her Şeyi Çözmüyormuş… Fatih Projesi’nde Son Durum

-Apple ile gündem; Fatih Projesi

URL: http://cerideimulkiye.com/?p=32406

Editör - 29 May 2013. Kategori Eğitim, Gençlik, Yaşam. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

Arşivde ara

Tarih bazında ara
Kategori bazında ara
Google bazında ara

Foto Galeri

Giriş | Tasarım Gabfire themes