İnsanı,huzur ve güvenin bilinmez sahillerinde dolaştıran şehir – Bünyamin ZİLE

Münir Nurettin’in o güzel sesiyle söylediği “Bir Tatlı Huzur Almaya Geldim, Kalamış’tan, Ah Kalamış’tan” şarkısı var ya bilinmez hüzünlerimin ıssız sahillerinde dolaştırır beni her dinlediğimde ve sonsuz bir huzura ulaştırır.

Kazan’daki parklarda, piknik alanlarında açık arazide, dağda, ormanda, doğada gezerken aynı huzuru duyarım. Her yerde polisi, askeri görmemek ne güzel bir şey! Bu huzurun ifadesi değil de nedir? Bir yerde polis, asker görevlendirilmişse hızla kaçarım oradan. Burada (Polis ve askere güvenmediğimden değil.) güvenlik zafiyeti var diye düşünürüm. Bir yerde polisin askerin olması orada tehlikenin olduğuna işaret eder. O nedenle polis ya da asker görevlendirilmiştir diye düşünürüm.

Bazen gecenin birinde, ikisinde hiçbir korku ve kaygı duymadan Kazan parklarını gezerim. Parklarda in cin top oynar bu saatlerde. Sessizliğin sesi böler geceyi, birde benim ayak seslerim. Bir ışık huzmesi içerisinde huzurla uyur Kazan, geleceğinden kuşku duymadan.

Ben böyle gecelerde daha çok anlarım Kazan’da yaşamanın bir ayrıcalık olduğunu. Hiçbir güvenlik zafiyeti gelmez aklıma. Büyük bir huzur duyar, Kazan’da yaşamayı bana bahşettiği için şükrederim Tanrıma…

Bir yılda uyuşturucudan 10 şahıs tutuklanmış, hırsızlıktan 35 şahıs içeriye alınmıştır. Bu suçların da büyük çoğunluğu ilçemizde yaşamayan şahıslar tarafından işlenmiştir. Kazan gibi nüfus sirkülasyonunun çok olduğu, Ankara gibi büyük bir megapol’ün hemen yanı başında olan bir ilçe için bu suç istatistikleri hiçbir şeydir. Sokakta gezerken ya da parklarda kapkaç, taciz gibi olaylar hiç yaşamamıştır. Daha uzun yıllar da yaşanmayacağa benziyor doğrusu. Bunda Kazan’ı yönetenlerin duyarlılığı kadar, Kazan halkının sağduyusunu da yadsımamak gerekmektedir.

Başına dolu yağan dünyanın dört bir yanını fırtına içerisinde sanırmış diyor Montaigne. Bir iki adi vakaya takılıp kalanların Kazan’ıyla, ufku geniş, daha ileriye bakabilenlerin Kazan’ı elbette ki farklı olacaktır.

Bu huzur ve güven şehrinin uzun yıllar bu yapısını koruya bilmesi Kazan’ı yönetenlerin ufkuyla da bire bir orantılıdır. Montaigne bir denemesinde; Savoie’lı bir köylü demiş ki “Şu akılsız Fransa kralı biraz işini bilse pekala bizim beyin kahyası olabilir.” Adamın hayal gücü efendisinin üstünde bir büyüklük tasarlayamıyor diye yazar.

Gelecekteki yaşam kalitemizi de, refah düzeyimizi de, huzur ve mutluluğumuzu da doruğa ulaştıracak olanlar; Fransalı köylü misali ufukları ancak yerdeki çamuru görmeye yetenler değil, Bir teknoloji vadisine dönüştürüp, savunma sanayi gibi devasa yatırımlarla Kazan’ı nano teknolojiyle tanıştıran ufka ve vizyona sahip olanlar belirleyecektir.

İşte ben böyle bir şehirde yaşamanın hazzını tadıyorum gönlümce!

URL: http://cerideimulkiye.com/?p=37239

Editör - 25 Nis 2014. Kategori Bizim Meydan, Yazarlar. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

Arşivde ara

Tarih bazında ara
Kategori bazında ara
Google bazında ara

Foto Galeri

Giriş | Tasarım Gabfire themes