SOMA DRAMI’nın ardından yazılması ve yapılması gerekenler – İlter ERTUĞRUL | Ceride-i Mülkiye

SOMA DRAMI’nın ardından yazılması ve yapılması gerekenler – İlter ERTUĞRUL

1- Madenciler işçisinden baş mühendisine birer kahramandır. Bırakın bir madene girmeyi hayatında “normal zamanlar”da bir maden kentine gidip birkaç gününü onlarla geçirmemiş kimseler madencilik ve madenler hakkında konuşmamalıdır.
Madenlerde örgütlü sendikalar ve mühendis odaları (maden,elektrik, jeoloji vb) acilen bir “Madencilik Sözlüğü” hatta “ansiklopedisi”, en azından “el kitabı” çıkarmalıdır ki, bir sonraki katliamda kimse “trafo patlaması” gibi yalanlarla oyalanmasın ve kimse Türkiye’nin en büyük maden kazasının fecaatini kavrayamayıp “şu kadar işçiyi betona gömdüler” gibi spekülatif haberlerin peşinde heba olmasın…
Madenciliğin gelenekleri vardır. Hiçbir madenci bir tek “şehidini” madende bırakmaz.. Bir gün, bir ay, bir yıl ve hatta – diğer arkadaşlarını kurtarmak için bağrına taş basıp bir karar alması gerekmişse- beş yıl sonra şehidini çıkarır. Nasıl olsa ikisi de toprak diye madende bırakmaz… İktidardaki partinin kim olduğunu da bakmaz… O kara kaplı deftere yazılmıştır ve bir vasiyet halinde devredilir… O yüzden telaşa ve feverana gerek yoktur..
“Karasoma”daki maden kazası Türkiye’nin en büyük maden kazasıdır. Bu AKP’nin suçudur. Başka suçlar aramaya, yaratmaya gerek yoktur. Çok büyük bir suçtur ve hesabı verilmelidir ve er geç verilecektir…
2 – Hükümetten hesabı sorulması gereken ilk soru şudur: Dolaylı olarak özelleştirilmiş ve bir şirket tarafından işletilen ve tüm kazancı ve tüm sorumluluğu ona ait bir madendeki “kaza” niçin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı tarafından yönetilmiştir?
Niçin devlet her türlü desteği vermekle birlikte böyle bir faciada kendini o şirketten daha sorumlu hissetmiştir? Eğer özelleştirilmiş bir madende bile devlet sorumlu ise -ki, anayasaya göre madenler devletindir- AKP bu madenleri niçin özelleştirmiştir?
(Ayrıca bu madeni ilk alan Ciner grubu, bu madeni niçin devrettiğini ya da devretmek zorunda kaldığını da açıklamalıdır)
3 – Bir önceki bölümde sorulan sorunu yanıtı basittir. Madenin başka tüzel kişiler tarafından işletilmesi mülk sahibinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Yani devlet bunları özelleştirdiği için çalışanlara ve üçüncü kişilere karşı sorumluluğu ortadan kalkmaz… Onun için de “özelleştirilmiş” bir madende “kaza” olduğunda önce devletin Enerji bakanı koşar…
4 – Bankalara dair parantez açılması zorunludur. O da şudur: Zaten her kredide hayat sigortası vardır. Kredi alan ölürse o sigorta devreye girer ve ödenmeyen bölüm düşüldükten sonra hayat sigortasından geri kalan alacak mirasçılara ödenir. Bu yüzden “ölen madencilerin borçlarını sildik” diyen bankaların burada bir yanlışımız varsa açıklamalarından ve bizi mahçup etmelerinden mutluluk duyarız.
5 -Karasoma’dan arda kalanlar şehit olan madencilerin ailelerine verilecek 2-3 bin lira ile kapatılacak bir mesele değildir…
Maddi borçlar birkaç sıfırlı sayılarla kapatılabilir…. Evdeki paralar taşınarak sıfırlanabilir… Karasoma’daki hesabın kapanması için evdeki tüm paraların şehit madencilerimizin ailelerine ve diğer tüm madencilerimize  kayıtsız şartsız vererek “sıfırlanması” gerekir….
Tüm madencilerimizin anısı önünde saygıyla eğiliyorum…
Çocukları çocuklarımızdır. Hepsini kömür karası saçlarından ve gözlerinden öpüyorum.

URL: http://cerideimulkiye.com/?p=37447

Editör - 19 May 2014. Kategori Bizim Meydan, Yazarlar. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

Arşivde ara

Tarih bazında ara
Kategori bazında ara
Google bazında ara

Foto Galeri

Giriş | Tasarım Gabfire themes