İspanyol Zeytini – Bünyamin ZİLE

 

Madrid’den Granada’ya doğru otobüsle seyahat ederken yol boyu geniş ovalar dikkatimi çekti. Bir de Don Kişot’un yel değirmenleri… Çok uzaklarda küçük tepelerden başka bir şey görünmüyor. Her yer alabildiğine geniş düzlükler. Hiç boş araziye rastlamak mümkün değil. Her yer ekilmiş durumda. Buğday arpa ve bağlar… Bağlar o kadar bakımlı ki içerisinde bir zerre ot kırıntısı bulmak mümkün değil. İspanyol çiftçisinin ne kadar çalışkan olduğu bu bağları görünce hemen anlaşılıyor. Yaklaşık 200 kilometre yol gittikten sonra zeytinlikler başlıyor. Dere tepe her yer göz alabildiğine zeytin ağaçlarıyla kaplı. Bu zeytinliklerin içerisi de çok bakımlı, çoğu yerde ağaçların altına damla sulama sistemi kurulmuş. Eşeklerin bile zor çıkabileceği yüksek ve dik yamaçlar tepelerine kadar zeytinlik. Oralarda bakımlı. Bu dik yamaçlardaki zeytinliklerin bakımını nasıl yapıyorlar? Doğrusu hala merak etmekteyim. Tam 230 kilometre zeytinliklerin içerisinde yol gittim.

Zeytin diyarlarımızdan olan Milas geldi aklıma. Bu zeytinliklerle kıyaslayınca Milas küçük bir tarla gibi kalıyor. Hani içerisinde envai çeşit otun boy gösterdiği bakımsız Milas zeytinlikleri… Elin adamı binlerce hektar zeytinliğe bu kadar özenli bakarken, birkaç bin hektar zeytinliğimize neden aynı özeni göstermeyiz anlamakta güçlük çekiyorum doğrusu. İspanyol çiftçisine imrenmedim desem yalan olur.

Günlük hayatımda aşırı zeytin ve zeytin ürünleri tüketen biriyim. Bu kadar büyük zeytinlikleri görünce Granada”da zeytine doyarım diye düşündüm. Hatta dönerken değişik çeşitlerinden de biraz getirmeyi aklıma koydum.

Granada’da otelime yerleştikten sonra küçük bir şehir turu attık. Şehri nasıl olsa daha çok gezeriz diyorum. Aklım zeytinde kaldı bir defa. Göz ucuyla manavların süper marketlerinde raflarına bakıyorum ama zeytin bulmak ne mümkün. Nasıl olsa sabah kahvaltısında İspanyol zeytini ile tanışırız diyorum. Sabah otelin kahvaltı salonuna iniyorum. Çay var, süt var, tereyağı var, bal var, ama zeytin yok. Görevliden zeytin istiyorum. Tamam diyor, ama bir türlü gelmiyor. Yol arkadaşım Süleyman da benim gibi zeytin hastası. Kahvaltıdan sonra Granada caddelerinde zeytin avına çıkıyoruz. O süpermarket senin, bu süpermarket benim, zeytin arıyoruz. Ama bulmak ne mümkün.En sonunda sokaklardaki İspanyollara sormaya başlıyoruz. Bir manav tarif ediyorlar. İçerisinde envai çeşit sebze ve meyve var, Tropik olanlarına kadar… Zeytin istiyoruz. Kasanın önündeki küçük bir kavanozda bir iki kilo kadar zeytin buluyoruz. Ama o kadar kalitesiz ki. O bakımlı zeytinliklerin ürünü olduğuna kimseyi inandıramazsınız. O zeytin Türkiye”de olsa yıllarca rafta dururda kimse almaz. Hiç değilse tadına bakalım diye bir miktar alıyoruz. Bütün yemeklerinde zeytinyağı kullanan bir zeytin memleketinde yiyecek zeytin bulunmaması çok garibime gitti doğrusu.

Ertesi günü proje ortağımız bir köye götürdü. Bu kadar bakımlı bir köy görmedim ömrümde. Evlerin hepsi beyaz badanalı pırıl pırıl. Köy demeye bin şahit ister. Lokantaları, otelleri var. Her yer yem yeşil. İncir ağacı, dut ağacı bile gördük. Birde dikkatimi çeken her yer estetik mimarisi olan çeşmelerle dolu. Endülüslerden kalan bir gelenek mi bilmiyorum. Öğle yemeğinde yöresel yemekleri tadarken garsondan zeytin istiyoruz. Yeşil zeytin geliyor, ama turşusu. Hani şu bizim domates, fasulye, kelek ya da salatalıktan yaptığımız içerisinde sirke, sarımsak katılan turşular var o cinsten. İçerisinde bol sarımsak olan bir zeytin turşusu geliyor önümüze.

Granada’ ya gidip de Arap Mahallesi olan Albaicin’den söz etmemek olamaz tabi ki. Dar sokakları, bir veya iki katlı evleri, dar sokaklarındaki orijinaline yakın çakıl taşlarıyla çeşitli şekiller verilerek yapılan yolları, 1200 “lü yıllardaki Arapların bu bölgedeki yaşayışları hakkında ufak da olsa bir fikir veriyor İspanyolların deyimiyle “Al Hambra” sarayının o muhteşem manzarası, bu semtin her yerinden görünüyor.

Arap mahallesini gezerken El Hamra Sarayına her bakışımda içim hüzünle doluyor. O muhteşem medeniyet zevk, sefa uğruna nasıl kaybedilir? Yıllar öncesinden geliyorum diyen tehlike nasıl fark edilmez?

Bu sorulara cevap vermekte güçlük çekiyorum. Aklım hafızam almıyor.

URL: http://cerideimulkiye.com/?p=37780

Editör - 4 Ağu 2014. Kategori Bizim Meydan, Yazarlar. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

Arşivde ara

Tarih bazında ara
Kategori bazında ara
Google bazında ara

Foto Galeri

Giriş | Tasarım Gabfire themes