M.Şehmus Güzel’in yeni kitabı “e-kitap” olarak gazetemizde okuyucuya sunuluyor. “Paris’in Nabzı Metroda atar”

Yaklaşan yeni yıl vesilesiyle ve geçmiş yıllarda da kimi kez yaptığım gibi, düzenli yazı yayınladığım « Ceride-i Mülkiye » sitesi okuyucularına, yeni yıl armağanı olarak bir çalışmamı hediye etmek istiyorum: “Paris’in Nabzı Metroda Atar” başlıklı çalışmamı – Ceride-i Mülkiye sitesine ve okuyucularına yakışacağını umarak- ekte pdf biçiminde sunuyorum. Umarım okuma, bir göz atma fırsatınız olur. (E-kitabın linkini yazının sonunda bulabilirsiniz.)

 

Sizi Paris’le ve yeraltı dünyasıyla başbaşa bırakmadan önce, burada, kitabı tanıtan kısa bir nota ve « içindekiler »e yer veriyorum : Haydi yola çıkıyoruz, herkese iyi yolculuklar, kolaylıklar, başarılar, mutluluklar, bir çorba kaşığı kadar da barış ve huzur :

 

Evet neresinden bakarsak bakalım, isterseniz Eyfel Kulesi’nin tepesinden, isterseniz Notre-Dame’ın çatısından, isterseniz Seine Nehri köprülerinin birinin üstünden veya altından, Paris sonuç itibariyle biraz da metro demektir. Parisli yaşamın belli bir bölümü metroda başlar metroda biter : « Yeraltı kentlerinde » Paris’in.

 

1960’ların metroları sabahları işçi sınıfını işe taşır, işçiler yolculuk boyunca gazetelerini okurdu. 1968’de, kuşluk vakti, Paris’te metroyla ilk tanıştığım an herkesi elinde gazetesini, dergisini, kitabını okur görünce kendimi yürüyen bir kütüphanede sanmış ve epey şaşırmıştım. Ankara Milli Kütüphanesi haltetmiş. Gelip Paris metrosunu görmeli.

Evet o zamanların sabah metrolarında istisnasız herkes bir şey okuyordu. O sabah metroları artık tarihe karıştı : Kulaklarında walkmanleriyle, radyolarını, seçme müzik parçalarını, derslerini dinleme aygıtlarıyla gençler ve daha az gençler başka dünyalarda « geziniyorlar ». Gezinsinler. Cep telefonlarıyla, « tabletleriyle », « şımartfonlarıyla » (yazımda hata yoktur) sürekli olarak bağlı oldukları « tarihi ve gündelik kanallarından » çıkamıyorlar. Çıkmasınlar. « Evrenselleştiklerini » iddia edenler elleri ve ayaklarıyla bağlı oldukları « klanlar » ve « kanallarla » bağlarını asla koparamıyorlar. Koparamasınlar. Kendi kendine tebessüm eden, kimi kez apaçık gülen gençleri, daha az gençleri ve yaşlıları görmek te fena değil hani bu asık suratlılar evreninde. Hani ?

 

Ne olursa olsun, hatta Seine Nehri’nden bütün dünyanın suları akadursun, metro yürüyüşünü, hızını da artırarak, sürdürüyor. Aralıksız yenileştirmelerle. Yeraltı yılanının ömrü uzun. Çok uzun. Sürüngen. Sürünüyor.

Metroda hareket ve hız, yaşam ve ölüm, geçmiş ve gelecek yan yana : İnsanlar, kadın, erkek ve çocuklar koşturuyorlar, birbirini ezercesine, birbirini görmeden : İşe yetişmek için, öğretmenden papara yememek için, randevuyu kaçırmamak için (Ah Charlotte ! Yok bu olmadı : Ah Müzeyyen ! Bu da olmadı. Ah ! Nancy ! Bu tamam) alışkanlık olduğu için. Herkes bir an önce gideceği yere ulaşmak, kavuşacağına kavuşmak ve aslında metrodan çıkıp, bir an önce bu yeraltı dünyasından paçayı kurtarmak ve yerüstü dünyasıyla yeniden sarmaş dolaş olmak sevdasında. Yerüstü dünyası ve güneşle. Güneş sözünde durmuşsa elbette. Ah ! Güneş !

 

İyi hoş ta metrodan kurtulmak mümkün mü? Değil ! Maalesf değil. Parisli metroya mahkum : Havasına, kokusuna, ivediliğine, pratikliğine.

 

Metro vazgeçilemez günlük bela. Başa bela.

 

Metro yaşamın ayrılmaz parçası Paris’te. Koşturmaca biraz da bundan, her günkü sıkıntıdan bir an önce çıkabilmek arzusuyla.

 

Bir parça ara verelim burada. Dahası çalışmada sizleri bekliyor. Şimdi çalışma hakkında genel bir bilgi olması umuduyla « içindekiler »i takdim ediyorum :

 

İÇİNDEKİLER

 

Sunu

« Kül tablası adam »

Nerede o eski metrolar

Metropolitain

Metrosuz olmaz Paris

Sürücüsüz metro

İntihar istasyonları

Vurdumduymaz

Onaltı hat

« Yeni kentler » ve RER

58.000 Kişilik dev şirket

« Fransa Adası »

Aynalar aynalar

Dikkat denetim !

Metroda lifting

Grev Meydanı

En yeni metro istasyonları

Metro şık metro şok

Robespierre’i de sorun

« Yeraltında Ahenk »

Tarihin bıraktığı

Metroda rock’n’roll

Metro « Divan »

Farzet ki bir serüven

Hırsız var

Cumartesi metroları

Biletiniz ?

« Dönen grevler »

Grev Parislileri insanlaştırıyor

Değişen günlük alışkanlıklar

Kamyonlar

Ya sonra

« Ofsayta düşmek istemiyorsanız »

Yeraltı çeteleri

Yaşam ve ölüm

Metronun yeni yüzü

Reklamlar : Daha çok tüketim, daha çok « firar »

Duvar gazetesi

Durak : Ölümün eşiğinde

Çankırılı Mehmet

İncelik

Aşk ve cinsellik dilencileri

Kısa kesilmişler

İçindekiler

 

Paris’in Nabzı Metroda Atar E-Kitap

 

NOT : Bu çalışmayı basılı biçimde hakiki bir kitap ve/veya e-kitap olarak da sunmak niyetindeyim. Okuyucularımızın, yayınevi yönetici ve sahiplerinin, edebiyat siteleri kurucularının, eş, dost, akraba, meslektaş, tanıdık ve arkadaşların bu konudaki öneri ve tavsiyeleri işimi mutlaka kolaylaştıracak. Yardımcı olacaklara şimdiden teşekkür ediyorum.

 

URL: http://cerideimulkiye.com/?p=39969

Editör - 31 Ara 2015. Kategori Haberler, Kitap, Kültür-Sanat, Mekteb-i Mülkiye. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

Arşivde ara

Tarih bazında ara
Kategori bazında ara
Google bazında ara

Foto Galeri

Giriş | Tasarım Gabfire themes