Ben size adaletsizliğin resmini çizebilirim – Kerem ALTIPARMAK

Bir avukat size 100000 kez dava kazanıp, bir kez bile kaybetmediğini söylese ne düşünürsünüz? Muhtemelen bunun mümkün olmadığını, doğruyu söylemediğini değil mi? Adil bir hukuk düzeninde en iyi avukat bile arada dava kaybeder çünkü.

Adalet yürüyüşünün başlarında talimat konusu konuşulurken hükümet kanadı kanıt istiyordu. CHP ve HDPli sözcüler ise somut örnekler bulmaya çalışıyordu. Bir iki tane de buldular. Somut örnekler tabii ki etkileyicidir ama sistematik adaletsizliğin belgesi olmaz. Şöyle bir yazı bulamazsınız çünkü: “bütün davalar bizim lehimize sonuçlanacak, karşı tarafın hiçbir davası kabul edilmeyecek”.

Bir insan hakları davasında iddianın nasıl kanıtlanacağını AİHM şu şekilde tespit ediyor: Bir ihlal için iddianın şüpheye yer bırakmayacak şekilde kanıtlanması gerekir. Bununla birlikte, bu ispat düzeyine yeterince güçlü, açık ve uyumlu çıkarımın yapılabildiği veya benzer çürütülemeyen varsayımların olduğu durumda da ulaşılabilir.

Bir kişi açtığı 10000 veya 100000 davayı kazanıyor ve bir tanesini bile kaybetmiyorsa, AİHM’in yaptığı bu çıkarımın varolduğu kabul edilebilir. Çünkü kutsal bir gücü yoksa bir kişinin 100000 kez haklı çıkma ihtimali akla ve mantığa aykırıdır. Bir kişi 100000 kez haklı çıkamaz.

O halde elinizde talimatı kanıtlayan bir yazı değil de çürütülmesi güç istatistiki bilgiler varsa, adaletsizliği kanıtlamış olursunuz. Hatta bu adaletsizliğin sistematik boyutunu ortaya çıkarmış olursunuz. Türkiye’de bu istatistiklerden çeşit çeşit var ve muhalefet partileri bu istatistikleri kullanmıyor. Birçok alanda çarpıcı veri bulunabilir ama sanırım yukarıda sorduğumuz 100000/0 denklemini en güzel ortaya koyan konu Cumhurbaşkanı’nın hakaret davaları.

Adalet Bakanlığı’nın son yayınladığı verilere göre, Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olduğu günden 2016 yılının sonuna kadar Cumhurbaşkanına hakaret suçundan dolayı (TCK 299) 6272 dava açılmış. Sadece 2016 yılı için bu sayı 4187. 2017 yılı ve başbakanlık dönemini eklersek toplamda 10000i aşkın ceza davası açılması anlamına geliyor bu. Sayısını bilmemekle birlikte buna tahminen binlerle ifade edilen hukuk davasını da ekleyebilirsiniz. Bu eğilim aynı şekilde devam ederse ve Recep Tayyip Erdoğan 2029 yılına kadar Cumhurbaşkanı kalırsa muhtemelen o tarihe kadar Cumhurbaşkanının kişilik haklarını korumak için 100000e yakın ceza ve hukuk davası açılmış olacağını öngörebiliriz. Şüphesiz açılan her dava mahkumiyetle sonuçlanmıyor, 689 davada beraat kararı verilmiş. Ama mahkumiyet oranları yüksek. Dahası TCK 299dan ceza davası açılabilmesi için sadece savcının kanaat getirmesi yetmiyor, Adalet Bakanlığının da ikna olup izin vermesi gerekiyor.

Bu davaların açılması çeşitli yollarla oluyor. Bir çoğunda, Cumhurbaşkanının avukatı şikayette bulunuyor. Yani kabaca, Cumhurbaşkanına hakaret edildiği konusunda savcılık makamının bugüne kadar 10000 kez ikna olduğunu, bu trendle 100000 kez de ikna olma ihtimali olduğunu öngörebiliyoruz. Yani bir bakıma aynı kişi, kendisine haksızlık yapıldığını bugüne kadar 10000 bundan sonra da muhtemelen 10000lerce kez göstermiş olacak.

Peki karşılığında durum ne? Cumhurbaşkanını dava eden az sayıda vatandaşın durumu nedir? Zaten Cumhurbaşkanı ceza davalarında sanık olamıyor. Hukuk davalarında ise davalı olabiliyor. Benim doğrudan bildiğim biri iki örnekte (en bilineni Baskın Oran davası) dava davalının ifade özgürlüğü bulunduğu gerekçesiyle reddedildi. Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olduktan sonra aksi örnek var mı bilmiyorum ama muhtemelen hiç kimse Cumhurbaşkanına karşı hukuk davasını kazanabilmiş değil.

Burada ortaya şöyle bir tablo çıkıyor. Bir kişi 100000 kez haklı çıkıyor ama bir kez bile haksız çıkmıyor. Bunun eşi benzeri dünya tarihinde var mıdır bilmiyorum ama daha önce ifade ettiğimiz üzere AİHM’in Cumhurbaşkanına hakaret suçları AİHS’e aykırıdır derken saptadığı tam da buydu. Cumhurbaşkanı da nihayetinde bir insandır. Bazen haklı, bazen haksızdır ama en önemlisi diğer insanlarla eşittir. O 100000 kere haklı, bir kere bile haksız olamaz. Böyle bir denklem, akla, mantığa ve tabii ki adalete aykırıdır.

Adaletsizliği yazılı belgelerle değil ama istatistiklerle kanıtlarsınız, hatta Türkiye’de çeşit çeşit resmini yapabilirsiniz. Hatta bu resmi yaptığınızda bile dava edilip, küfürlerin muhatabı olarak yeni bir adaletsizliğe yelken de açabilirsiniz.

URL: http://cerideimulkiye.com/?p=42731

Editör - 30 Haz 2017. Kategori Mülkiyeden, Mülkiyeli Yüzler. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

Arşivde ara

Tarih bazında ara
Kategori bazında ara
Google bazında ara

Foto Galeri

Giriş | Tasarım Gabfire themes