Nuriyem Ömrüm – Mehmet ÖZER

Dün sabah erken kalkmış ve 2 Temmuz mitingi için notlar alıyordum. Saat 11.00 gibi telefonum uzun uzun çaldı. Arayan numara telefon cihazıma kayıtlı değildi. Telefonumu açtım. Arayan bir erkekti. Bana “merhaba ben avukatım, şimdi Nuriye’nin görüşünden çıktım. Görüşme esnasında sürekli seni sordu. Ben de Nuriye’ye “sürekli Kızım başlıklı yazılar ve fotoğraflar yayınlıyor dedim ve yaptıklarını Nuriye’ye anlattım. Gülümsedi. Sana çokça selam gönderdi. Bilin diye sizi aradım.
Kekeme oldum.
“Nuriye nasıl” diye sordum. Telefonun ucundaki yanıt vermekte güçlük çekiyordu.
İkimizde susuyorduk. Sesim titremeye başladı. Telefon elimden düştü. Kitaplar anılar, fotoğraflar, pencere bahçem ve penceremden sızan ışık bana bakıyordu. Beni anlamışlardı. Gözyaşlarım yanardağ alevi gibiydi. Yüzüm yanıyordu. Musluğa giderek yüzümü yıkadım. Aynada kendi yüzümü gördüm. Ben değildim. Nuriye gülümsüyordu.
Seni seviyorum gülistan yüzlü kızım.
Evlat, arkadaş, yoldaş nasıl sevilirse öyle.
Bir dosta nasıl güvenilirse öyle güvendim sevgine, sana.
Benim için yoksul çocukların bayram sevincisin.
Ölmeye bırakılan atların yaşama tutkusuydu yaşamaya olan inancın ve yaşamak sevincin.
Tuzaklardan kurtulan ceylanın heyecanıydı buluşmalarımız ömrümüzün T harfi sokaklarda.
Efkarsız bir sabah gibiydi ellerin, dokunduğunda güven veren.
Gözyaşlarım senden önce bu kadar sıcak değildi.
Sevgili Kızım bir solukluk ömrümsün, ellerimi bırakma.
Dayan.
Soludukça senin.

3 Temmuz 2017
fotoğrafçı: mehmetÖzer

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, çiçek, bitki, açık hava ve yakın çekim

URL: http://cerideimulkiye.com/?p=42756

Editör - 4 Tem 2017. Kategori Mülkiye'den Damlalar, Mülkiyeden. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

Arşivde ara

Tarih bazında ara
Kategori bazında ara
Google bazında ara

Foto Galeri

Giriş | Tasarım Gabfire themes