Gaziantep sulaması’nın önemi ve değeri – Ata AKSOY

Şu günlerde Gaziantep Barak Bölgesi’ndeki yakınlarımla konuştuğumda en fazla işittiğim bir yakınma nedir biliyor musunuz?: Susuzluktan fıstık ağaçları kuruyor diyorlar…
Bunda şaşıracak bir şey olmadığını onlara anlatıyorum. Elbette böyle olacaktı. Şimdi uzun uzun “küresel ısınma” ve buna benzer bilimsel konularla yer işgal etmeye hakkım yok. Ama bu sıcakların bile bu bölge çiftçileri için avantaja dönüşebileceğini çok rahat görebiliyorum. Evet şu Dünya’daki en elverişli tarım iklimine sahip bir kuşakta yaşayan bu çiftçiler, nasıl bir zenginliğin içinde fakir kalabilmeyi becerebildiklerini elbette bilmiyorlar. Kısaca ve yine özetin özeti olarak anlatayım.
Yakınımızdan, Dünya’nın sayılı debisi büyük nehirlerinden Fırat akmaktadır. Fırat’tan, suyunun en düşük olduğu mevsimde saniyede 800 (sekiz yüz) metre küp su sınırlarımızdan Suriye’ye akmaktadır. Burada kısaca belirteyim ki, bugün acınacak duruma gelmiş olan Suriye bile, Fırat üzerine kurduğu barajlarla hem elektrik üretmekte hem de sulama yapmaktaydı. Bu sulamayı, bizim sınırlarımıza kadar genişletebilecekken, Türkiye’yi tahrik etmemek için bunu yapmadığını da biliyoruz!
Türkiye 1999 yılında Gaziantep Sulaması’na başlayacaktı! Çünkü yaptığı anlaşmanın gereği buydu ve o zamanın politikacıları ballandıra ballandıra bunu anlattılar. Gaziantep Sulaması’nı yapacak olan Birecik Barajı 1999 yılında bitecekti. Bunu yapan yabancı konsorsiyum altı ay önceden barajı bitirdi ve bizim devlete teslim etti! Yaptığımız anlaşma gereği; biz T.C. olarak üretilen elektriği satın alacak ve her yıl … şu kadar suyu sulamada kullanmak için çekecektik! Elektriği alıyoruz. Fakat o tarihten beri bir litresini bile kullanmadığımız suyun parasını veriyoruz!!! Bu çarpıcı bir kötü yönetim örneği olabilir ama arkasından daha beteri ve inanılmazı gelmese!?.
Bu inanılmaz şey şudur: Biz tam 18 yıldır kullanmamız gereken bu suyu kullanamadığımız için, her yıl en az 5 (beş) milyar $ (dolar) bir milli gelirden mahrum oluyoruz. Bölge çiftçisi ve tabii Türkiye her yıl beş milyar dolar artı gelirden vaz geçmiş durumda!!! İnanılması çok zor ama bütünüyle gerçek! Son yıllarda da çiftçi kardeşlerimiz en az 15-16 yıl bakım yapılarak ancak ilk üretimini verebilen fıstık ağaçlarının kurumaya baş gösterdiğini belirterek sızlanıyorlar.
Ben bu gelir hesabını ve tabii kaybı tam 20 (yirmi ) yıldır anlatıp duruyorum. İktidarın umurunda bile değil! Hem neden olsun ki, hiç bir hizmet yapmaksızın her seçimde, bölge çiftçisinden aldığı oy inanılmaz şekilde artıyor!!! Ben Gaziantep Sulaması’nın önemi ve değerini sadece anlatmak, yazmak ve kitaplara koymakla kalmadım, Nizip ve Gaziantep T.V.’lerine 10 -12 yıl önce çıkarak anlattım. Hatta daha da ileri giderek “eğer hükûmet bu iş için para bulamıyorsa, bana emir ve yetki versinler, bir ay içinde Avrupa’dan hem parasını bulayım hem de bizimle sözleşmeli çiftçilik yapacak partnerler bulayım” dedim. Arkadan da: “eğer bunu yapamazsam, benim yalancı birisi olduğumu ilan etsinler” dedim. Ne hükûmetten ne de muhalefetten tek bir ilgi bile göremedim! Hatta daha ötesini söylemeliyim ki, hemen her seçimde yazılı metinlerini ellerine tutuşturduğum (ve inanılmaz kıymetli zamanlarından (!) azıcık çalarak kendilerine anlatmaya çalıştığım muhalefet, konuya o kadar duyarsız davranmış ki, çeşitli zamanlarda bölgeye gittiğimde, çiftçiler, böyle bir şeyi muhalefetin ağzından duymadıklarını söylediler! Şimdi anladınız mı, niçin iktidarın oyunun arttığını ve ana muhalefetin oyunun neden azaldığını!!!
Ben muhalefet adaylarının yerinde olsaydım, bugün bölge çiftçisini ve Türkiye’yi böyle akıl almaz bir gelirden mahrum eden iktidar mensupları, insan içine çıkamaz hale gelirlerdi! Eğer iktidar mensupları, “ne yapalım, ülkenin gücü bu kadar! Paramız yok” gibi abuk subuk bir şey söylerlerse, hemen ülkenin çok değerli kaynaklarının çoğu gereksiz ve ekonomik olarak anlamsız (en zengin ülkelerde emsali olmayan) çift yönlü yol, sayısız stadyum, bir işe yaramayan (hatta ülkenin geleceğini karartacak olan köprüler) v.s. gibi yerlere parayı bulabiliyorsunuz da, çiftçiyi, bölgeyi ve ülkeyi zenginleştirecek olan bu parayı mı bulamıyorsunuz, diye sorardım. Çoğunun hiç bir anlamı olmayan bu akılsız yatırımların kaça mal olduğunu(?), halbuki Gaziantep Sulama Kanalı’nın maliyetinin ne olduğunu açıklar ve onları perişan ederdim.
15 (on beş) yıl kadar önce, bu sulama kanalının maliyetinin ne kadar olduğunu sorduğum mühendisler bana 250- 350 (iki yüz elli ile üç yüz elli) milyon $ (dolar) arasında bir rakam olduğunu söylediler. Şimdi önce bölge çiftçisine, sonra Gaziantepliler’e ve sonra da tüm Türk halkına Ben soruyorum: Bu saçmalığın hesabını niçin sormuyoruz?!: Üstelik de bu proje uygulamasının başlamasından sonra önce tarım işçisi daha sonra hem tarım işçisi hem de tarıma dayalı sanayi işçisi olarak en az 300.000- 400.000 (üç yüz- dört yüz bin) kişiye iş alanı yaratılacakken!
Arkadaşlar, şu kadarını belirtebilirim ki, adına yatırım denilen bir çok saçma sapan şey değil de Türkiye, tarımda sulama işini başarsaydı, şimdi biz ülke olarak en az 10 (on) milyon insana iş sahası açacak ve kardeş ülkelerden işçi talep eden bir zengin ülke olacaktık! Tüm Dünya’da her geçen gün endişe ile değerlendirilen beslenme sorununu (sadece kendimiz için değil) önemli ölçüde dış dünya için de halletmiştik!
Bunun gibi daha pek çok şeyi halletmek kolay ve mümkündür. Benim 1993′de I. Ormancılık Şurası’nda tebliğini sunduğum gibi yapılsaydı, bugün (değil en az on yıl önce) Türkiye’nin ağaçlandırılacak tüm alanları ağaçlandırılırdı. Bugün ve 100 yıldır ülkenin en fakir köylüsü olan orman köylüleri zengin ve özenilen yaşantısı olan insanlar olurdu. Ülke, orman ağaçlarının yanında; zeytin, ceviz, kestane, badem v.s. gibi ürünlerde dünyada söz sahibi olurdu. Her yıl (burada kesin rakam bilinmediği için rakam vermeyeceğim ama en azını ölçü alırsak) bir kaç milyon ton toprağı, erozyonla denizlere göndermezdik!
Hepsi ve çok daha fazlası mümkündür ve hatta çok da kolaydır! Saygılarımla.

URL: http://cerideimulkiye.com/?p=42781

Editör - 2 Ağu 2017. Kategori Mülkiye'den Damlalar. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

Arşivde ara

Tarih bazında ara
Kategori bazında ara
Google bazında ara

Foto Galeri

Giriş | Tasarım Gabfire themes