ıslak cümleler – Yücel MERTOĞLU

angara’da göğün götü hep kara birkaç gündür, balkonumdaki saksılara geçen yıl biriktirdiğim domates tohumlarını ekmeme bile izin vermiyor, saksılara bakarken belediyenin çöpler atılsın diye konuşlandırdığı konteynerin gölgesine bırakılmış ahşap ve mermer parçaları çarpıyor gözüme, bir de bir dolap, bir de metal bir el arabası, bir de bir kadın el arabasının ucunda, bir de bir çocuk hepsinin ucunda,
ne çok eşya değiştiriyor bu insanlar ya da iyi ki değiştiriyor, değiştirmeseler el arabası boş kalırdı, arabanın ucundaki kadın, kadının ucundaki çocuk da, çocuk yağmurdan ıslanan ahşap parçalarını el arabasına özenle yerleştirirken kadın dolabı yokluyor, epeyce ağır muhtemelen, kimseler kapmasın diye çocuğu dolabın üstüne oturtuyor, el arabasını tartıp taşıyabileceğine kanaat getirince dolabı çocuğa emanet ediyor, aman kimse almasın, kimse dediği bir park, üç beş apartman, bir işhanı ve bir park daha, sonrasındaki komşuları, komşularım,
kadın hepsini ardında bırakıp ve sık sık ardına bakarak, çocuğun el arabasına yüklediği ıslak ahşap parçalarını bir yere taşıyor telaşla, hızına yetişmek mümkün değil,
çocuğun elleri ayakları hep hareket halinde tünediği dolabın üzerinde, bir ritm, bir ritm sormayın, türkü mü söylüyor, ritmik bir halde küfür mü ediyor diye düşünürken, önce el arabası ve ardındaki kadın kadrajda, sonra dolap, sonra el arabası, sonra çocuk bir kez daha,
dikizlediğim kadarıyla çocuk çok ıslandı, kadın çok yoruldu, el arabası zaten yorulmaz,
dikize ara verip çıkıp ıslanayım ve yorulayım ben de hemen.
çok yakınlarda ha bire, alayına, milli irade, allah aşkına gibi sözcüklerle başlayan ve bitmek bilmeyen mühim cümlelerini müteselsil sürdüren bazı mühim insanlar, o insanların mühim binaları farkında bile değildir yine, çocuğun, el arabasının ve kadının.
uzanan, uzatılan, uzatılsın diye bekledikleri ve zaten hazır olan kara şemsiyeler hepsini gizler çünkü.
el arabası, kadın ve çocuk istirahate çekilmiştir, o mühim sözcüklere, cümlelere, mühim insanlara ve binalarına karşı,
ahşap parçaları ve dolap kısım kısım yanmaktadır sanırım, teneke sobada,
sosyal medya paylaşma lâkin paylaşırken ayar verme telaşında gibidir,
yağmur bile yorulmuştur yağarken,
domates tohumu ekecektim saksılara, güya,
sonra ekerim, eker ve yazarım,
çıkıp ıslanmışken kalan mermer parçalarını da ben kapıp taşıyayım, balkonuma, pencereme, duvarıma, ıslak cümlelerime kenar süsü yaparım belki.

URL: http://cerideimulkiye.com/?p=42785

Editör - 2 Ağu 2017. Kategori Mülkiye'den Damlalar. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

Arşivde ara

Tarih bazında ara
Kategori bazında ara
Google bazında ara

Foto Galeri

Giriş | Tasarım Gabfire themes