Stephen Hawking – Taner TİMUR

İki tip insan nihai gerçekleri gökte arar: Dindarlar ve astronomlar. Birinciler gökte Tanrı’yı bulmaya çalışır; ikinciler ise yıldızların hareketini inceleyerek evrenin sırrını yakalamak ister! Ortaçağ alimleri bu iki arayışı birleştirip bir “ilim” dalı yaratmışlardı: İlm-i Nücum.

Osmanlı sultanları arasında yıldız ilmine düşkün olanlar çoktu. Saltanatıçöküşünün başlangıcı sayılabilecek Rusya yenilgisi (1774) ile noktalanan III. Mustafa’nın bu ilme özel bir merakı vardı. I. Napolyon’un da ünlü astronom Laplace’a eserinde neden Tanrı’ya hiç gönderme yapmadığını sorduğu ve ondan da “Sire, böyle bir hipoteze hiç ihtiyaç duymadım!” diye yanıt aldığı rivayet edilir.

Günümüzde yıldız ilmi çoktan tarihe karıştı; artık astro-fizisyenler sonsuz büyükle sonsuz küçüğün hareketlerini “Her Şeyin Kuramı” adını verdikleri bir denklem içinde arıyorlar. Einstein’dan başlayarak tüm fizik dehaları yıllarını bu arayışa verdiler. Bunlardan en ünlüsü de kuşkusuz geçen gün hayata veda eden Stephen Hawking idi.

Hawking ateist idi; kendi hayatı da bir “mucize”ye benzese bile, “dinler mucizeye inanıyor; bilim böyle şey kabul etmez!” diyordu. O da “her şeyin teorisi” peşindeydi ve kendisini ateizme götüren arayış da buradan kaynaklanmıştı. Bu konuda 2014 yılında bir İspanyol gazeteciye şunları söylüyordu: “Bilim gelişmeden önce evreni Tanrı’nın yarattığına inanmak doğaldı. Ben ‘Tanrı’nın zihnini okuyacağız’ derken şunu kastetmiştim: Her Şey Kuramı” (The Theory of Everything) sayesinde Tanrı’nın bileceği her şeyi bileceğiz. Eğer Tanrı varsa böyle bir şey olamaz. Ben ateistim”. Kendisi Big Bang’le başlayan evren tarihine katkıda bulunmuş, bazı radyasyonlar neşreden “kara delik”lerin o kadar da “kara” olmadıklarını göstermeye çalışmıştı..

Temel görüşü buydu, ama din adamlarıyla diyalogdan da kaçınmıyordu; hatta din adamları üzerinde özel bir cazibeye sahip olduğu da anlaşılıyor. Başka türlü Jean Paul II’den, Francis’e kadar dört ayrı Papa ile görüşmüş olması nasıl açıklanabilir? Ayrıntılar nedir elbette bilemem, ama Jean Paul II’nin kendisine uzun yıllar önce söylediği şu sözler bana ilginç göründü: “Sizler Big Bang’den sonrasıyla uğraşın; öncesini de bizlere bırakın!”. Ne var ki bilim çok iddialı; onu da bırakacağa benzemiyorlar.. Oysa bu arayışlar bir yönüyle Hawking’i de ürkütüyordu ve ünlü alim bu gidişle dünyanın (bin yıl içinde!) yaşanamaz hale geleceğini; insanların başka gezegenlere göçeceğini söylemişti! Ona da yanıt başka bir ünlüden (Hubert Reeve) geldi: Eğer bu kafayla göçerlerse yerleştikleri gezegeni de kısa sürede yaşanmaz hale getirirler!

URL: http://cerideimulkiye.com/?p=43176

Editör - 23 Mar 2018. Kategori Mülkiyeli Köşe Yazarları, Yazarlar. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

Arşivde ara

Tarih bazında ara
Kategori bazında ara
Google bazında ara

Foto Galeri

Giriş | Tasarım Gabfire themes