Doğum gününde Sayın Erdal İnönü – Emin ERDEM | Ceride-i Mülkiye

Doğum gününde Sayın Erdal İnönü – Emin ERDEM


-Siz benim kim olduğumu biliyor musunuz?

Sanıyorum Sayın Erdal İnönü bir defa olsun böyle bir şey dememiştir.

Dese, devamında neler neler sayabilir, bir düşünün.
Böyle bir şey söylemediği için de halkımızın büyük çoğunluğuna aykırı düşmüştür.
(Herbirimiz neleri övünç nedeni yaparken O bir şey bulup söyle(ye)memiştir!)
İsmet Paşa’nın oğlu olmanın altında ezilmeden, arkasına da sığınmadan, ne olmak istemişse o, ama hep kendi olabilmiştir.
Halkımız onun doğallığını hiç doğal karşılamamış, çantasını taşıtmamasını bile  tuhaflıklarından  biri saymıştır.
Aşağıda, şaşırtan değil, bu defa şaşıran bir Erdal İnönü anlatılıyor.
Onunla karşılaşmayı onur sayan birinin hayranlık, saygı ve sevgisiyle…
*
Kurucu başkan Sayın Erdal İnönü’den sonraki Türkiye Fizikçiler Derneği Başkanı Prof. Dr. Nizamettin Erduran Pertevniyal Lisesinden sınıf arkadaşımdır. Her yıl en az bir defa sınıf yemeklerinde buluşuruz. Bunların birinde Sevgili Nizamettin yanıma oturdu ve bana daha bir alıcı gözüyle baktı. Sonra başımı sağa sola, aşağı ve yukarıya çevirerek değişik açılardan iyice inceledi, ”Sen Erdal İnönü’ye ne kadar da benziyormuşsun yahu?!!!!” diye de bir tebliğde bulundu. Duyanlar bir daha, bir daha baktılar ve hiç itiraz eden olmaksızın  onayladılar.  Sayın Erdal İnönü’ye benzediğim için belki de hayatımın en büyük itibarını gördüm o gün.

*
12 Ocak 2006. Kurban Bayramının üçüncü günü. Günlerden beri televizyon ve basında  Pera Müzesindeki camaltı resimleri sergisinin tanıtımı  var.  Bayram ya, bir gelen olursa kapıdan dönmesin diye eşim benimle gelmeyip evde kalınca müzeye yalnız gittim. Osman Hamdi Beyin Kaplumbağa Terbiyecisi de sergileniyor.  Sadece resimler değil, arkeolojik buluntular, padişah ferman ve tuğraları,  işkence edevatları, porselenler,  topraktan mutfak gereçleri, kuyumculuk aparatları, haritalar, sikkeler, denizcilik aletleri ve daha pekçok eşya sergileniyor. Herkes adeta yüzyıllar arasında  gezinerek gördüklerini anlamlandırmak istiyor.
Bir eserden bir başkasına, kimseye çarpmayayım diye özen gösterek gezinirken, hemen solumda, elleri arkasında, daha iyi görebilmek için iyice eğilmiş, bir çocuk merakıyla pürdikkat  Sayın Erdal İnönü’yü  eserleri incelerken görüyorum.
Hiçbir muhakeme, hiçbir tereddüt, içimden hiçbir ‘acaba?’ diyemeden, bir de baktım ki ben Sayın Erdal İnönü’nün bayramını kutluyorum.
Durup biraz düşünsem, en azından üstümü başımı gözden geçirir, ses tonumu
-saygımı en iyi ifade edecek şekilde- ayarlamaya çalışırdım.
Tabii ki bütün bunları yaptıktan sonra da bir müzede Sayın İnönü’nün üstelik kurban bayramını kutlamaya cesaret edemezdim.
.
Bunca zaman sonra düşünüyorum da nasıl oldu, nerden aklıma geldi, bu cesareti nerden buldum… akıl erdiremiyorum.
-Sayın İnönü, geçenlerde  arkadaşım profesör Nizamettin Erduran size benzediğimi söyledi, siz duysaydınız ne kadar üzülürdünüz bilmiyorum, ama ben ihya oldum” dedim.
Herhalde hiç beklemediği bir şeydi.
Öyle bir kahkaha attı ki, koca salonun her tarafında duyuldu. Herkes, ama herkes dönüp baktı.
Böyle bir kahkaha ve Erdal İnönü….!
O zarif adam, kahkahasının salonda yankılanmasından mahcup, ama yine de dudaklarında tebessüm, ancak bir çocuğa yapılır şekilde sırtımı sıvazladı.
Rahatsız etmeyeyim düşüncesiyle  ayrıldım.  Yanında biraz daha dursam,  belki nezaketen adımı bile sorar, hatta yine nezaketen
-Memnun oldum’ bile derdi.
Ben de ‘Erdal İnönü benimle tanıştığına memnun olduğunu söyledi’ diye övünerek anlatırdım.
İnanın biraz daha kalsam bunu bile yapardı.
Nur içinde kalsın.
———————————————–
Turgut Özal kızmış, İnönüye veryansın ediyor. ”O bu işlerden anlamaz, o gitsin küçük Turgutla oynasın” diyor. Aynen böyle diyor. Gazeteciler koşup ‘ Özal sizin için O gitsin küçük Turgutla oynasın dedi, siz ne diyorsunuz?’
Sayın Erdal İnönünün cevabı: Bu işin uzmanları var. Bunu bana niye soruyorsunuz?
*
Güzel Allahım,   belki kafamı,  kaşımı, burnumu,  çenemi, Erdal İnönüye benzetmişsindir. Takdirinden sual olunmaz.  Ama ne olurdu aklından, zekasından, zerafetinden de azıcık verseydin. Ah keşke verseydin.
Emin ERDEM.

URL: http://cerideimulkiye.com/?p=5076

Editör - 6 Haz 2011. Kategori Bizim Meydan, Hoşluklar, Kültür-Sanat, Yazarlar. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yaz

Arşivde ara

Tarih bazında ara
Kategori bazında ara
Google bazında ara

Foto Galeri

Giriş | Tasarım Gabfire themes